Ana sayfa Harry Potter Filmler Spoilerlı Fantastik Canavarlar İncelemesi

Spoilerlı Fantastik Canavarlar İncelemesi

PAYLAŞ

Film vizyona gireli henüz 2 hafta olmuşken dünya geneli hasılatı da çoktan 500 milyonu aşmış durumda. İşin maddi boyutunda çok başarılı bir grafik sergiliyor ve eleştirmen boyutunda da gayet iyi övgüler topladı bunu inkar edemeyiz. Fakat filme dizdiğimiz tüm övgülerin yanında eleştirmek istediğimiz olumsuz yanları da var. Gelin filmin hem olumlu hem de olumsuz yanlarına keyifli bir incelemeyle bir bakalım.

FİLMİN ARTILARI

-HİKAYE: Öncelikle filmin Harry Potter’a benzemeyen orijinal bir hikayeye sahip olması birçok kişinin en sevdiği husustu. Yapısal olarak Harry’den çok farklı bir kahraman olan Newt’in, yine Harry’den farklı bir maceraya şahit oluşunu izlemek çok keyifliydi. J.K Rowling bir yazarın ilk senaryosuna göre oldukça derli toplu ve başarılı bir senaryo ortaya çıkarmıştı. Kusursuz olmasa da bence oldukça temiz bir işti. Yapılan Harry Potter göndermeleri, ters köşeler ve özellikle de filmin kendi içinde tamamlanan bir maceraya sahip oluşundan kendi adıma çok memnun kaldım.

fb_img_1475176159547

-KARAKTERLER: Newt Scamander demişken kendisinden tutun da bizi kahkahalara boğan Jacob’ı ve onlara eşlik eden iki cesur kardeş olan Tina ve Queenie’yi eminiz ki hepiniz çok sevdiniz. Büyü çağının yeni kahramanları olarak müthiş bir dörtlü olmuşlar diyebilirim. Yine Credence ve Graves (yoksa Grindelwald mu demeliyiz ama yine de ayrı bir karakter olarak alacağım onu) seyirciyi kendine bağlayan karakterler oldular. Ne yazık ki Graves’in diğer filmlerde olmayacağı yapımcı David Heyman tarafından açıklandı ve evet kendisi gerçekten var olan bir karaktermiş. Belki öldü, belki de kayıp bilmiyoruz. Bir umut, umarız geri döner diyoruz.

img_20161127_154558-1

-OYUNCULUKLAR: Filmde en ufak bir karakterden başrollere kadar herkes rolünün hakkını sizce de ciddi anlamda vermemiş miydi? Hani Rowling’in karakter yaratımını övüyoruz belki ama oyuncuların rollerini bu denli iyi oynaması da takdire değerdi.  Başrolleri uzun uzun övmeyeceğim neler diyeceğimi az çok tahmin edersiniz: Cidden çok sevimli ve harikalardı. Harry, Hermione ve Ron’dan sonra kendilerini sevdirmek o kadar zordu ki ve bunu başardılar. Colin Farrel’ın Graves ile ortaya koyduğu başarılı performasına bazıları “Johnny Depp’in hanesine yazıldı.” demiş ama ben kesinlikle öyle düşünmüyorum. Grindelwald olarak Johnny Depp’e dönüştükten sonra bile Graves benim kafamda apayarı bir karakter olarak yer etti ve bunda Colin Farrel’ın payı çok büyük. Johnny Depp’e gelirsek eğer, son sahnedeki şoku unutmadık sanırım. Gümbür gümbür geliyor.

Fakat özel tebriğimi Ezra Miller’a sakladım. Credence’ı o kadar iyi oynamıştı ki. Ne çok karikatürize ve abartıydı, ne de çok silikti. Gerçi Obscurial rolünde silik olması imkansızdı ama cidden mimiklerinden jestlerine, kambur duruşuna kadar her şeyiyle karakterini bize hissettirdi.

fb_img_1475176161945

-CANAVARLAR: Eh, filmin adı Fantastik Canavarlar olur da onlardan bahsetmemek olmaz. Burnuk’un sahnelerini çok keyifle izlediğimi itiraf etmeliyim hatta köpeğin tasmasına sulandığında kahkaha attırdı. Filmden sonra bir tane Kabuluk istedim cebimde taşımak için. Yine Thunderbird (Şimşekkuşu) çok asil bir yaratıktı. Gizilgen, Occamy… Genel olarak oldukça başarılı bir CGI teknolojisi ile kotarıldıklarını söyleyebiliriz. Bunun dışında bavulun içindeki envai çeşit yaratığın ismini bilmesek de onları görmek oldukça hoştu.

fb_img_1475176167737

-TEKNİK KISIM: Burayı çok uzatmayacağım. Kostümler, sanat yönetmenliği, görüntü yönetmenliği inanılmazdı. Hatta filmin kusursuz yanlarından biriydi diyebiliriz. Hem New York sokakları, hem MACUSA hem de Newt’in bavulunun içi büyüleyiciydi. Ve müzikler… James Newton Howard cidden güzel bir iş çıkarmış. Film başlarken yaptığı Hedwig’s Theme göndermesi çok hoş değil miydi? Özellikle Tina ve Newt’in son sahnedeki vedası esnasında çalan müzik hala kulaklarımda yankılanıyor diyebilirim. Bir John Williams vuruculuğu oldu mu tartışılır ama başarılı mı? Kesinlikle.

screenshot_2016-06-26-18-32-38-1

FİLMİN EKSİLERİ

Burada bahsedeceğim hususlar elbette ileriki filmlerde giderilebilir ama yine de 2 sene boyunca elimizde kalan tek film bu olacaksa eğer eleştirmek de yerinde olur diye düşünüyorum.

-KARAKTER DERİNLİĞİ: Filmin karakterleri elbette çok güzeldi bunu zaten yukarıda belirttik ama bazılarının hikayesini tam hissedemedik. Ha tabii ki tüm hikayeleri ilk filmden anlatılmaz ama yine de hepsi hakkında daha çok şey öğrenmek isterdik bu yalan değil. Film tıpkı gerçekte de 2-3 gün içinde geçiyor da karakterleri tanımamız da aceleyle olmuş gibi bir hava vardı filmde. Örneğin Jacob hakkında tek bildiğimiz “fırın açmaya çalışan bir No-maj” olduğu. Hikayede elbette önemli yerlerde rol de üstlendi ama Queenie ne demişti ona? “Sen eşsizsin.” İşte Jacob’ı o eşsiz yapan nedenleri tam olarak görmeliydik. Sadece büyülü şeyler var diye mi bu maceraya atıldı? Çünkü o komik bir adam olmanın daha ilerisinde. Ya da Queenie’ye bakalım. Zihin okuyor ve ablasıyla birlikte yaşayan nazik, yetim bir genç kız. Bu kadar… Queenie de önemli roller üstlendi ama elimize onun hakkında başka bir bilgi geçmedi.

img_20161103_172427

Graves’e gelirsek… Grindelwald ona dönüşmüştü ama gerçek Graves kimdir? Grindelwald ona ne zaman dönüştü ve bu olay nasıl oldu? Buna dair elimizde hiçbir şey yok. Ve filmde çabucak harcanarak ölen Second Salem lideri Mary Lou… Cadılara düşman olmasının asıl nedeni aslında nedir? Dahası, şahsen büyük şeyler beklediğim bu karakterin hiçbir şey yapmadan ölmesi  cidden tuhaf oldu. Üstelik bayağı film afişlerinde bu kadına yer verilmişti. Ha, Credence’a işkence ederek  Obscurus gücünü ortaya çıkarmak için filmdeyse eğer, boy boy afişlere konmasına “E o zaman neden?” dedim. Tüm bu eksiklikler yüzünden yan karakterlerin motivasyonlarını pek anlayamadım diyebilirim. Kötü değildi ama biraz yetersizdi.

picsart_12-03-01-40-31

Newt, Tina ve Credence diğerlerine oranla bize daha çok bilgi veren karakterler oldular. Bu yüzden de motivasyonlarını daha çok anlayabildim diyebilirim. Bu yönüyle diğerlerinden daha önde olduklarını da söyleyebilirim. İleriki filmlerde elbette hepsi hakkında daha çok şey öğreneceğiz ve derinleşecekler fakat diğer film için 2 sene bekleyeceğimizi düşünürsek bu yüzeysellik beni birazcık rahatsız etti. Siz ne dersiniz?

-HİKAYEDEKİ BOŞLUKLAR: Rowling senaryo olarak başarılı ve temiz bir iş ortaya çıkarmış dedik ama -belki de yönetmenden kaynaklanan bir nedenle- hikayede bazı aksaklıklar da yaşamış. Örneğin Graves karakterinin geçmişi filmde büyük bir boşluk ve yapımcı David Heyman ileriki filmlerde olmayacağını kasten söylememişse eğer bu boşluk önemli bir husus. Film boyunca gördüğümüz en önemli karakterlerden birinin gerçek hikayesini öğrenmek isterdik. Ben iki üç repliğe bile razıydım.

fb_img_1479552915179

Gazete patronu Henry Shaw ise başkan adayı oğlunu mistik Obscurus saldırısı ile kaybettikten sonra eminiz ki cadıların varlığına inandı. Fakat bundan sonra ne yaptı? Onu bu olaydan sonra sadece filmin sonundaki Newt, Graves ve Credence kapışmasında kalkanın dışında “Adalet istiyorum.” derken gördük. Şahsen güçlü bir adam olarak gazetelere ilanlar bastırmasını ve No-majleri cadılara karşı kışkırtmasını, hatta Second Salem ile işbirliği yapmasını bile haklı olarak bekledim ama elime yine hiçbiri geçmedi. Son sahnedeki hafıza silinmesinden sonra da sanırım hepsi geçti gitti. Acaba ikinci filme bir şeyler olur mu? Bekleyip görelim.

img_20161007_155642

-CANAVARLARIN İŞLEVİ: Burda kiminiz bana hak verip kiminiz haksız bulabilirsiniz ama ben çoğu canavarın filmde biraz daha işlevsel olmasını isterdim. Ve bazılarının sahnelerinin de gereksiz yere uzun olduğunu düşünüyorum. Örneğin hayvanat bahçesindeki Erumpent sahnesi biraz uzun muydu ne? Bavula girdikten sonra da bir işe yaramadı hatta öncesinde de. Occamy ve Gizilgen sahnesi de aslında bayağı güzel olmasına rağmen pek yükseldiğim sahneler arasında sayılmazdı ayrıca yine “sadece” macera unsuruydu. Ve burnukcuğumuzun (evet çok güldük) filmin başında zaten uzun uzun banka sahnelerini izledikten sonra bir de üstüne mücevher dükkanı sahnesini izlemek yerine, daha önemli bir olay izlemek isterdim. Hikayeye katkısı yoktu çünkü. Burası aslında tam da kesilmelik ve exdented versiyona koyulmalık bir sahneydi. Ya da baştaki banka sahnesi biraz daha kısa tutulabilirdi.

Maalesef Newt’in cebindeki Kabuluk’un idam sahnesinde, ellerindeki kilidi açması ve Şimşekkuşu’nun son sahnede Kanatlı Bela’nın zehriyle hafıza silme olayı dışında diğer yaratıklar macera ve komedi unsuru olmaktan pek de öteye gidemedi. Bu yüzden de hikayaye tam etki edemediler. Tabii ki bunun için filmi suçlayamam sonuçta “kaçan yaratıklar” filmin konularından biriydi. Bu düşünceme katılmayanlar da olacaktır ama yine de “öylesine” bir konumda olmalarını pek istemezdim. Bu benim eleştiriden çok şahsi beklentimdi. Ama yine de tüm yaratıkları ve peşlerinden koşturmayı sevdiğimi de inkar etmeyeceğim.

picsart_11-13-12-03-47

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar filmi bu saydığımız olumsuz unsurlar dışında eli yüzü düzgün, Harry Potter kitlesinin büyüdüğünü anlayarak daha da ciddileşen ve geleceği de parlak bir yapım. Ayrıca kendi adıma da Harry Potter’a layık bir spin-off olduğunu düşünüyorum ve ilerledikçe daha da iyi olacağını biliyorum. Bu ufak eleştiriden sonra “filmden gayet memnun olduğumuzu tekrar yineleyerek” yazımızı bitirelim. Eh, biz çok sevdik. Peki sizin düşünceleriniz neler sevgili Potterheadler?

Yorumlar