PAYLAŞ

Öncelikle sizi uyarayım, bu yazı Star Trek: Discovery‘nin ilk sezonuna dair ağır spoilerlar içermektedir. Güncel bir Star Trek dizisi olan Discovery, geçtiğimiz aylarda ilk sezon finaline girdi. Ben de henüz 15 bölümlük 1 sezondan oluşan bu dizi hakkında yazı yazma gereği duydum.

Discovery, bu ilk sezonunda Star Trek evrenine aykırı sayılabilecek bir sürü kötü yanlar bulundururken aynı zamanda bir dizi açısından iyi yanlar da bulunduruyor.

Önceki Star Trek dizilerinde çoğu karakter ön planda ve ana karakter olarak gözükür, bazen kaptanlar biraz daha ön planda olurdu. Fakat bu dizide bu gelenek biraz bozulmuş. Michael Burnham isimli suçlu kadın bu dizinin asıl ana karakterliğini üstlenirken diğer ana karakterler onun çevresine serpiştirilmiş. Bundan dolayı diğer ana karakterlerin çoğu hakkında henüz kesin bir kişilik veya geçmiş bilgisine sahip değiliz. Diğer karakterlerin sonraki sezonlarda daha ön planda tutulması dileklerimizden yalnızca biri.

Discovery bu yaklaşımıyla belki de Star Trek geleneğini güncel dizilere benzetmeye çalışmış fakat bu konu, Star Trek hayranları arasında birçok ikilik yaratmış durumda. Yine de çok kötü bir durum değil, oldukça yoğun geçen bir ilk sezonun ardından sonraki sezonlarda diğer karakter oldukça iyi işlenebilecek düzeyde. Ayrıca önceki Star Trek dizilerinde ön plandaki karakterler genel olarak geminin köprü mürettebatında yer alan karakterler olurdu ancak bu dizide yalnızca Mühendislik‘te çalışan bir görevli olan Sylvia Tilly isimli genç kız da bir ana karakter. Bu karakter de sonraki sezonlarda büyük karakter gelişimleri yaşayacak gibi duruyor.

Soldan sağa: Sylvia Tilly, Gabriel Lorca, Paul Stamets, Ash Tyler, Michael Burnham, Saru, Philippa Georgiou

Kaptan Gabriel Lorca, ilk sezonda da izlediğimiz üzere iki evren arasında seyahat etmiş gizemli bir kaptan. Philippa Georgiou ise ön plandaki karakterimiz Michael Burnham‘ın eski kaptanı Philippa Georgiou‘nun paralel evrendeki hâli. Michael Burnham ise Klingonlar ile Federasyon arasında bir savaş başlamasına sebep olan bir savaş suçlusu. Kendisi aynı zamanda ilk Star Trek dizisinden tanıdığımız Vulcan Spock‘ın babası Sarek tarafından büyütülmüş bir İnsan. Kişilik bunalımı yaşayan eski Klingon Ash Tyler, dirayetli ve bilgili Saru, fedakar Başmühendis Paul Stamets ve duygusal doktorumuz Culber ise diğer ana karakterler arasında.

Gayet güzel işlenebilir potansiyele sahip birçok karakter ile Discovery bu açıdan iyi bir yöne sahip. Bu durum, sonraki sezonlarda iyi kullanılabilir. Bunun haricinde önceki Star Trek dizilerinde sürekli bize gösterilen “her şeyin diplomasi ve barış ile çözülebileceği” olayı bu dizide biraz farklı. Ne kadar uğraşılsa da kendimizi kaçınmaz savaşların ortasında buluyoruz. Bu da Discovery‘yi önceki dizilere göre biraz daha karanlık yapıyor.

USS Discovery

Son zamanlarda sinema televizyon teknolojisinin oldukça gelişmesi üzerine Star Trek: Discovery‘nin iyi yanlarından biri de görüntü kalitesi oluyor. Uzay boşluğu, gemi hareketleri, uzaydaki oldukça gerçekçi gözüken durumlar ve bunun gibi her alanda görüntü kalitesi son derece iyi durumda.

Bir bilim kurgu olma açısından güzel yanları olan Star Trek: Discovery’nin birçok da kötü yanı var. Bunlardan bazıları: Bu dizinin ilk çıkan Star Trek dizisi olan Original Series‘ten bile önce geçmesine rağmen spor motoru isimli oldukça yüksek sınırlara çıkabilen bir gemi motoru teknolojisi içermesi. Bu teknolojiye yalnızca USS Discovery sahip, bu yüzden belki bu teknoloji diğer gemiler tarafından öğrenilmezse ve yayılmazsa bu durum seriye aykırı bir durum sayılmaz fakat yine de rahatsız edici.

Star Trek: Discovery, Klingon ırkı

Ayrıca bu dizide önceki dizilerden alıştığımız Klingon ırkının görünüşü değiştirilmiş. Klingon ırkı bildiğimiz üzere önceki dizilerde de bir kere değiştirilmiş fakat Klingonlar’ın yayılan bir virüsün tedavisi sonucunda alınlarındaki çıkıntının kaldırıldığı, sonraki yüzyıllarda ise bu virüsün durması sonucunda yeniden alınlarında çıkıntıya sahip oldukları anlatılmıştı. Bu dizide ise hiçbir açıklama yapılmadan Klingon ırkının görüntüsü oldukça değişik bir hâle getirildi. Bu durum, birçok Star Trek hayranını üzdü. Sonraki sezonlarda bir açıklama yapılması temennilerimiz arasında. Ayrıca Klingon gemi modelleri de oldukça değiştirilmiş durumda.

Eski-Yeni Klingon

Bunlar haricinde Star Trek: Discovery, her bölüm birbirinin devamı şeklinde bir hikaye anlatımı işliyor. Önceki Star Trek dizilerinde (Deep Space Nine hariç) her bölüm farklı bir konu, yani epizodik hikaye işlenirdi. Genellikle sezon finallerinde önemli olaylar olurdu. Bu dizide ise bu durumun dışına çıkılmış ve neredeyse her bölüm önemli olaylar olurken aynı zamanda her bölüm birbirinin devamı olayları işliyor. Bu durum da Discovery‘i birçok Star Trek hayranına göre daha iyi duruma getirirken bazı gelenekçiler tarafından sevilmemesine sebep oluyor.

Birçok kötü yanının yanında iyi yanları ile beraber Star Trek: Discovery, tüm seriyi izlemiş Star Trek hayranlarının birçoğu tarafından sevilmezken yalnızca Star Trek: Discovery’yi izleyenler tarafından seviliyor. Bunun en büyük sebebi Star Trek evrenine biraz aykırı detaylar bulundurması. Ancak bunun yanında dizinin iyi yanlarının da bulunması Star Trek hayranlarının kafasını karıştırıyor. Sonraki sezonlarda bekleyip göreceğiz, Star Trek: Discovery bu hatalarını kapatacak mı? Yoksa kötü bir hâle mi gelecek?

Yorumlar