Ana sayfa Dizi / Film Terminator: Dark Fate İncelemesi! (Spoiler içermez)

Terminator: Dark Fate İncelemesi! (Spoiler içermez)

PAYLAŞ

Terminator: Dark Fate, daha önce yayınlanan ve artık bir kült eser gibi görebileceğimiz orjinal 2 filmin devam hikayesi olarak 1 Kasım tarihinde Türkiye’de vizyonda yerini alacak. Terminator serisi, sinema tarihine gelecekte teknolojinin ne denli insanoğluna sorun yaşatabileceğini iliklerine kadar hissettiren ilk film olmasıyla bilinir. Peki, serinin ve ilk iki filmin mimarı James Cameron’ın geri dönüp dümeni ele aldığı son film nasıldı?

Özellikle Star Wars ve Alien filmleri sonrası popüler bir hal alan bilim kurgu mecrası, Terminator filmleri ile tamamen sağlam bir zemin inşa etmeyi başarmıştı. Teknolojik ilerlemenin gelecekte yaşatacağı sorunları en içten hissettiğimiz filmler Terminator 1 ve 2 ile oldu. Bu gerçeklik bu serileri sinema tarihinde unutulmaz bir yere getirdi haliyle. Sahip olduğu ciddiyet, Sarah Connor’un ikinci filmde dönüştüğü silah uzmanı hali, yani filmlerdeki karakter gelişimlerinin doğru adımlarla işlenmesi, ilk iki serinin başarısının arkasındaki en önemli etkenlerden olmuştu.

Terminator Filmi İçin Kolları Sıvadılar

Sonrasında çıkan 3 başarısız deneme ile bu seride bazı yeni fikirler yada rebootlar yapılmaya çalışılmış olsa da ilk iki serinin hep oldukça arkasında kaldılar. Aslında nasıl ki ortada bir Star Wars filmi var dendiğinde herkesin görmek istediği bazı isimler vardır (mesela Luke için Mark Hamill, Han Solo için Harrison Ford gibi isimler), Terminator filmlerinde bizi seriye bağlayan en önemli isim kuşkusuz Linda Hamilton’un Sarah Connor karakteridir. Serinin başından sonuna onun bu yapay zeka “Yok Ediciler” ile olan savaşını, o korku ve gerilim atmosferinde izledik. Sahip olduğu sıradışı fikirler ve olayların yanı sıra, Sarah ile kurduğumuz o bağda seriye olan düşkünlüğümüzün bir diğer nedeniydi.

Buraya kadar dikkat çekmek istediğim konular, Terminator dendiğinde işin başında olan isimlerin bu film için tekrar bir araya gelmiş olmasıdır. James Cameron sonradan satmış olduğu Terminator haklarını verdiği mücadele ve görüşmeler neticesinde geri almasıyla arada yapılan bence başarısız denemelerden sonra doğru bir devam filmi için kolları sıvamaya başlamıştı. Yeni gelen film serinin ilk iki filminin direk devamı ve aynı oyuncu kadrosu ile yoluna devam ediyor. Tek fark Cameron bu sefer yönetmenlik koltuğunda olmasa da yapımcı ve yazar olarak filmin kadrosunda yer alıyor. Yönetmenlik koltuğunda Deadpool’un ilk filminden tanıdığımız Tim Miller yer alıyor.

Harmanlanmış Bir Terminator

Filmi kısaca özetlemeye çalışmak yerine direkt değerlendirmeye girmek istiyorum. Dark Fate, ilk iki filmin günümüz teknolojisi ve imkanları ile yeniden yorumlanıp, karşımıza çıkarılmış farklı bir versiyonu. Bunu derken olumsuz olarak söylemiyorum. Evet, bu filmde daha önce denenmeye çalışılan riskler göz önüne alınarak yeni şeyler getirmek yerine, insanların sevdiği ana hikayeden kopmadan ortaya aynı tatda bir malzeme çıkarılmış. Filmin ön gösterimi sonrası yapılan Star Wars: The Force Awakens benzetmesi, haliyle cuk diye oturmuş. Bu da serinin ilk filmine oldukça benziyor. Terminator serileri, 4. film Terminator Salvation harici hep aynı olay örgüsüne bağlı kalmıştır zaten. Son filmde bundan farklı değil.

Lakin, ben izlerken ilk iki filmde aldığım tat ve heyecanı son filmde almayı başardım. Arada çekilen 3 film, izlediğimde bana hep yabancı yada yapmacık gelmiştir. Onlara bir türlü kanım ısınamamıştı. Ancak, Dark Fate işte Terminator filmi budur dediğim bir yapım oldu. Bunun ana etkeni tabikide filmde herkesten bolca rol çalan Linda Hamilton oldu. İlk iki filmde sahip olduğu karakter gelişimi son filmde dahi devam etmeyi başarıyor. Bunun arkasında James Cameron’ın olması haliyle bir etken, lakin artık şunu kabul etmeliyiz ki, nasıl ki Mark Hamill harici Luke, Luke olmayacaksa, Linda’sız Sarah Connor’da Sarah değildir. 🙂

Ertelenmiş Bir Facia!

1. filmde geleceği değiştirip, 1997 yılında yaşanacak faciayı önlemiş olsalar da kader yine bir yolunu bulup farklı bir şekilde gerçekleşiyor. 1997 yılında yaşanması gereken facia sadece ertelenmiş, önceden Skynet olarak bildiğimiz düşman bu sefer farklı bir isim ve şekilde insanlığın karşısına çıkıyor. Gelecekten günümüze benzer bir görev için gönderilen Yok Edici’yi engellemek için yine benzer bir koruma görevi ile gönderilen kurtarıcımız var. Daha fazla detayı filmde görmeniz açısından spoiler vermeden, bu alandan uzaklaşıyorum.

Oyunculuklar bence yerinde. İzlerken her sahnede Sarah Connor olsun, onu izlemek istiyorum dedim kendime. Filmin olumsuz yanı, riske girilmeden benzer kopya sunuyor olması. İlk serileri izlerken en sonunda robotların kazandığı bir senaryoyu görme ihtimalini yüksek tutuyorken, bu yapım bundan uzaklaşıp biraz toz pembeleşmiş desem, çok yanlış yapmayacağımın kanaatindeyim. Buradan filmi izleyenler The Force Awakens sonrası yaşanan sorunsala düşecekler. Bence bu filmler kötü olmasa da, işte tam da olmadı be dedirten sözü insana söyletiyorlar.

Son Olarak

Ben, Terminator: Dark Fate’i beğendim. Ön gösterim sonrası eleştirmenlerden genel olarak olumlu yorumlar almayı başarsa da ciddi bir eleştiride almış durumda. Aksiyon sahneleri göze bayağı hoş geliyor. Deadpool’da kendini ispatlamış bir Tim Miller’ın burada da bocalaması düşünülemezdi. Gerilim dozajını bir nebze kaybetmiş olsa da bir Terminator filmi izlemek isteyenler için vakit kaybetmeden izleminizi tavsiye edebilirim. Ancak, film öncesi beklentinizi çok yüksek tutmamanızda fayda var. Terminator 2 ilk filmin üzerine koyarak daha iyi bir film olarak karşımıza çıkmıştı. Ama burada devam filmi sorunsalı kendisini biraz fazla hissettiyor.

Terminator: Dark Fate, başlangıç itibariyle IMDB’de 6,7, Rotten Tomatoes’de 6,18 ve %66 Tomatometer skoru almış durumda. Metacritic skoru ise 55. Benim filme puanım 7,5. Şu ana kadar yapılan eleştiriler sanki biraz acımasız gibi geliyor. Filmin çıktığı tarih göz önüne alındığında bir hafta sonu eğlencesi ve planı olarak sinemaya gitmeniz için biçilmiş kaftan.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
311