Ana sayfa Oyunlar The Lich King – Ner’zhul Part II : Ner’zhul’un yolu

The Lich King – Ner’zhul Part II : Ner’zhul’un yolu

PAYLAŞ

Ner’zhul bir orctu nihayetinde ve fethetmek ve bu fethi gerçekleştirecek güce, kuvvete kavuşmak onu arzulamak en büyük iç güdülerinden birisiydi. Ner’zhul ork ırkının diğer dünyalara da yayılmasını ve Ner’zhul Nerzaoğlu gezegenlerini birer birer satmak istiyordu ork kabilelerine. Ama her şeyden önce o yenilmez gücü istiyordu o gücü delicesine çılgınlar gibi arzuluyordu. Bunu yapamazdı o gelmiş geçmiş en büyük orctu ve tüm orcların ona saygıyla baktığı bir konumda onlara ihanet edecek kadar bir küçük duruma düşemezdi. Irkı zaten  birer köle haline gelip özgürce yaşayamadıktan sonra fethedilen yerlerin ne anlamı kalacaktı ki. Hemen aklını başına topladı ve durumları mukayese etti. Evet o ırkını satacak kadar aşağılık bir konumda değildi.

diel

O zamanlar Gul’dan, Ner’zhul’un yardımcısıydı düşüncelerini Gul’dan’a açtı. Gul’dan’a bu işin aptallık olduğunu ve demonların asıl niyetinin ırkımızı köleleştirmek olduğunu söyledi. Gul’dan ilkten Ner’zhul’u haklı buluyormuş numarası yaptı ama hiç bir evrende Gul’dan kadar aç gözlü bencil bir varlık gelmemiştir ki böyle bir warchiefin sağ kolu olmasına rağmen ona ihanet etti. Kil’Jaedan’a tüm gerçekleri söyledi böylelikle onun konumunu alabileceğine inandı ve aldı da. Kil’Jaedan onu uşağı ve baş warlocku yaptı ona Ner’zhul’e verilen güçleri verdi.  Ork kabileleri artık Ner’zhul’ün o kadar güçlü olmadığına ve gözden düştüğüne kanaat getirdiler. Kil’Jaedan’a artık tapar derecesine gelen ork kabileleri onun elçisi olan Gul’dan’ın buyruğu altına girmişti bir nevi. Gul’dan kendisine gölge konseyi (Bu konseyin diğer adı da uzun ork(Grommash) tarafından Paralel horde olarak adlandırılır) diye bir konsey kurdu diğer warlockları da burada topladı ve hınzır planlarını onlara açtı. Burada orkları birer kukla gibi ellerinde oynatacaklarını dile getiren Gul’dan aslında onlara kendi iradelerince hareket ettiklerini sanmalarını sağlayacağız ama işin gerçek yüzü tamamen bizim irademizce hareket edecekler diye konseydekilere bir söyleşi yaptı.

guldan-warcraft-movie-trailer-674x380

Gul’dan bunu nasıl yapabileceğini Kil’Jaedan’dan öğrenmişti. Mannoroth denilen bir iblisin kanı bunu gerçekleştirmek için yeterli bileşenlere sahipti. Gul’dan bu kanı içince orcların yenilmez birer fatih olacaklarını söyledi ve sadece biri Durotan liderliğindeki Frostwolf kabilesi hariç her birisi de buna kandılar ve o kanı Gul’dan’ın ellerinden içtiler. Ve bu kan onların köleliğin başlagıcını hazırladı. Mannoroth’ın kanı yüzünden orklar artık onların kurtuluş yolu olan geleneklerini olan şamanlığa yüz çevirip tamamen warlock büyülerine muhtaç hale geldiler. Bildiğiniz üzere her warlock büyüsünün bir bedeli vardır ve bu bedelleri ruhlarıyla ödediler orclar. Şimdi size Alliance vs Horde savaşlarından bahsedemeyeceğim malesef bu konu sadece Ner’zhul’u ele aldığı için (Ama merak etmeyin o savaşlarında ayrı birer makalesini hazırlayacağım). Bu kanı içtikten sonra Orclar Sargeras’ın piyonları oldular ve Burning Legion ordusunu oluşturmuş oldular.

Sargeras_WoW

Ner’zhul bu aralar yine eski gücüne kavuşma arzusunda ve horde u ayakta tutma peşindedir yine onların lideri olarak bunu başarabilir bu köleleşme olayından ne kadar kelepir toplasa o kadar kar edebilirdi. Ner’zhul Dreanor’dan kaçma yeni gezegenlere gitme planları kuruyordu çünkü artık bu topraklar çürümeye başlamış demonların hain planlarını yaptıkları langırt oynadıkları bir oyun sahasına dönmüştü. Bunun için portallar açması gerekiyordu. Ama portal açma konusunda pek de bir bilgisi yoktu. Bu konu biraz karışık ama elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Gul’dan’ın gölge konseyindeki baş yardımcısı olan Teron Gorefiend bu iş için biçilmiş kaftan gibiydi adeta.

Teron_Gorefiend_TCG

Horde ordusu hani Azeroth’a gelmişti ya işte bunlar ilkten Stormwind’i falan talan ettiler ama bir güzel Alliance bunları tokatladı sonra orklar arasında iç savaşlar meydana gelmeye başladı Gul’dan’a karşı güven kalmadı. Orgrim Doomhammer baba da aldı kabilesini shadow konseyde baş baş üstüne bırakmadı adeta kabiledekiler  soykırarak güldüler bu olaya. Tabi Orgrim bu sırada bizim Teron’u da harcamıştı. Teron’u iyi sanmayın ha Gul’dan’ın bir kuklasıdır. Orgrim Gul’dan’ı öldürmekle tehdit eder ama Horde’u kurtarabilecek biri varsa belki de yine de bu kişi Gul’dan’dır ona Horde’u tekrar birleştirmesi için bir yöntem bulması gerektiğini ve warlockluğu ortadan kaldırması gerektiğini söyler. Gul’dan’ın aklına bu sırada Death knight fikri gelir. Gul’dan ilk death knight olan Teron’u necromancerlık yetenekleriyle bizzat yeniden doğurmuştur. Ama Teron yeniden doğduktan sonra resmen adam olmuştur ve diğer death knightlar ile beraber Orgrim’e bağlılık yemini etmişlerdir. Teron ve diğer death knightlar gerçekten de Horde’un birleşimi için çok büyük çabalar harcamışlardır. Orgrim’in buyruğu altında Teron diğer death knightları da alarak Ner’zhul’ün yanına gelirler çünkü Horde u adam edecek ezilenlerin gür sesi göründüğü gibi olan gücünü şamanlıktan alan tek kişi o dur. Ner’zhul Horde u toplayıp başka diyarlara gitme fikrini söyler Teron’a bu konuda yardımını ister ve Teron’da ona yardım eder. Portal’ı açmak için gerekli meteryalleri toplarlar(Burası bile bambaşka öykü bunun için Teron, Deathwing ile anlaşmıştır.)bu meteryaller şunlardır ; Medivh’in kitabı, Dalaran’ın gözü. Devam edecek…

Yorumlar