Ana sayfa Middle Earth Filmler Théoden Kral’ın Hayatı Bölüm : 3

Théoden Kral’ın Hayatı Bölüm : 3

PAYLAŞ

Rohirrim dört gündür durmadan at üzerindeydi ve Druadan Ormanı’nın Eilenach İşaretkulesi etrafına kümelenmiş çam ormanları içine geçici bir ordugah kurmuştu. Minas Tirith’in dış surlarına bir günlük yolları kalmıştı. Théoden yoluna çıkabilecek tehlikelere karşı öncü kuvvetler yollamıştı, kimi geri döndü kimi dönemedi. Geri dönenler yolun onlara karşı tutulmuş olduğu haberini getirdiler yanlarında. Druadan ormanında Woslar yaşardı, Ormanların Vahşi İnsanları. Sayıları azdır ve gizlenerek yaşarlar. Ne Gondor’la ne de Yurt’la savaşa girmezler. Karanlık Yılların geri gelmesinden korkarlar ve böyle bir şeyin yaşanmaması için Woslar’ın lideri Ghan-buri Ghan geldi Théoden’in huzuruna. Théoden ile uzun uzun konuştular. Sonunda iş birliği yapacaklardı. Woslar savaşa gitmeyecekti fakat Rohirrim’i sadece onların bildiği ve koruğu orman yolundan geçireceklerdi. Bunun yanında onlara casuslukta yapacak ve olan biten her şeyi anlatacaklardı. Böylelikle Ghan-buri Ghan ve diğer Woslar Yurdun dostluğunu kazanmış oldu.ghan_buri_ghan_by_tolmancotton-d2bi2f6

Ordu toplanıp yola çıktı, yol dardı. En fazla dört atlı yan yana gidebiliyordu. En önde Théoden ve Ghan-buri Ghan vardı.Orduya öncülük yapıyorlardı.Onlar ilerledikçe hava daha da kararıyor ve kasvetli bir hal alıyordu.Süvariler uzun sıralar halinde, insanların ve atların kara gölgeleri misali geçip gittiler. Her bölüğün başında bir Wos vardı. Sonunda güvenli bir biçimde yolculuklarını tamamlamıştı. Tekrar hizaya girdiler ve Minas Tirith’e bir saatlik yolları için sürdüler atlarını. Pelennor Çayırlarına varmışlardı artık. Théoden en önde sürüyordu atını etrafını hanesindekiler çevirmişti. Durdu ve ” Artık zamanı geldi Yurt’un Süvarileri, Eorloğulları! Önünüzde düşman ve ateş var; yurtlarınız ise ırak,geride. Yine de, ellerin cephesinde cenk etsenizde, orada semeresini göreceğiniz zafer sonsuza kadar sizin olacaktır. And içtiniz: Şimdi yerine getirin bunları beyiniz, toprağınız ve dostluğun birliği adına!” Théoden bir sürü emirler yağdırdı. Adamlar verilen emirleri uygulamak için eored’lerinin ( eored, 120 kişiden oluşan Rohan Atlı bölükleridir. ) yanına gitti. 

Théoden yeniden uzun boylu ve mağrur görünüyordu; üzengileri üzerinde doğrularak yüksek bir sesle bağırdı, orada bulunanların ölümlü bir adamdan daha önce duymadıkları bir berraklıkla ;

” Uyanın,uyanın Théoden’in Süvarileri!
Kötülükler kapımızda: Ateş ve katliam!
Mızrak savrulacak, kalkan parçalanacak,
kılıç günü geldi, kızıl gün geldi daha güneş doğmadan!
Sürün atlarınızı,sürün! Haydi Gondor’a! “

tumblr_li2d2lt9vJ1qed5gvo1_500
Bu sözlerle birlikte sancaktarı Guthlaf’tan büyük bir boru aldı ve ona öyle büyük bir güçle üfledi ki boru parçalara ayrıldı. Ve derhal, ordudaki bütün borular birlikte kaldırılıp şakıdılar; o anda Rohan’ın borularının üflenmesi ovada bir fırtına, dağlarda bir gök gürültüsü gibiydi.
Kral aniden Karyele’ye seslendi ve at ok gibi ileri fırladı. Arkasından sancağı, yani yeşil ovadaki beyaz atlı bayrak havada dalgalandı fakat kral onu geride bıraktı. Arkasından hanedanın süvarileri şimşek gibi çaktı ama kral hep onlardan çok ilerideydi. Eomer önden gidiyordu, miğferindeki beyaz atkuyruğu hızından uçuyordu; atçanların öndeki ilk bölümü sahilde patlayan köpük köpük dalga gibi kükredi ama Théoden’e yetişemiyordu. Delirmiş gibiydi adeta; ya da babalarının cenk çılgınlığı damarlarında akmaya başlamıştı; Karyele’nin üzerinde eskilerin tanrıları gibi duruyordu, tıpkı dünya daha gençken olan Valar savaşındaki Muhteşem Orome gibi. Altın kalkanı ortaya çıkmıştı ve o da nesi! Güneş’in sureti gibi parlıyor, çimenler küheylanlarının ak ayaklarında yeşil alevler oluşturuyorlardı. Çünkü sabah ermişti, denizden gelen yel ve sabah erişmişti; karanlık geri çekilmişti; Mordor’un orduları ağlaşıyordu, dehşet sarmıştı her yanlarını; kaçtılar ve öldüler, hiddetin nalları üzerlerinden geçti. Sonra bütün Rohan ordusu bir şarkıya başladı, bir yandan biçtiler, bir yandan şarkı söylediler çünkü cengin keyfini çıkartıyorlardı; zarif ve korkunç olan şarkılarının sesi Şehir’e bile varmıştı. Rohirrim savaş alanında gönüllerinin dilediğince bir o yana, bir bu yana gidiyordu. Fakat henüz kuşatmayı yarmış değillerdi. rohirrimCümlekapısı’nın önünde çok düşman vardı; üstelik daha savaş katılmamış ordular bulunuyordu. Güneyde, Haradrim’in ana gücü ve kralları duruyordu, Théoden onun farkına vardı; saldırısını beklemeden Karyele’ye seslenerek dosdoğru onu karşılamak için hücum etti. Karşılaşmalarının gürültüsü muazzam oldu. Kuşatmanın ortasından dalıp geçti Thengel oğlu Théoden; başkalarını yere sererken mızrağı titremişti. Savruluverdi kılıcı ve sancağa doğru mahmuzladı atını, gönderi ve sancaktarı biçti; kara yılan düştü. Kalanlar da kaçmıştı.

Aniden haşmetinin tam ortasında kralın altın kalkanı karardı. Yeni doğan sabaha gökyüzünden bir leke düştü. Etrafına karanlık çöktü. Fakat dehşetle çıldıran Karyele şaha kalktı, boşluğa tekmeler savurup büyük bir çığlıkla yana düştü: Kara bir ok delip geçmişti onu. Kral atın altında kaldı. Koca gölge, düşen bir bulut gibi alçaldı.Bu kanatlı bir yaratıktı: Eğer bir kuş idiyse, o zaman bütün diğer kuşlardan daha büyük ve çıplaktı, ne tüyü ne dikeni vardı ve geniş kanatları da boynuzlu parmaklar arasına gerilmiş deriden ağlara benziyordu; çok pis kokuyordu. Alçaldı,alçaldı sonra parmaklı ağını katlayarak çatlak bir çığlık attı. Üzerinde bir şekil oturuyordu, siyah pelerinli, kocaman ve tehditkar. Çelikten bir taç taşıyordu fakat cübbesiyle, tacın kenarı arasında, gözlerinin ölümcül pırıltısından başka hiçbir şey görünmüyordu: Nazgul Efendisi, Angmar’ın Cadı Kralı.Kocaman bir topuz kullanıyordu. Fakat Théoden tamamen yüzüstü bırakılmamıştı. Hanedanından olan silahşörler ya etrafında katledilmiş olarak yatıyordu.capture-20151103-021130

Sonra Eowyn belirdi. Rohan’ın Ak Hanımı. ” Yıkıl karşımdan leş kargalarının başı, iğrenç yaratık! Ölüleri rahat bırak!” diye bağırdı. Soğuk bir ses cevap verdi: ” Nazgul ile avının arasına girme! Yoksa seni sıran geldiğinde öldürmem. Alır, bütün karanlıkların gerisinde etlerinin yenip bitirileceği, kuruyarak büzüşen aklının Kapaksız Göz önünde çıplak bırakılacağı feryat evlerine taşırım.” Bir kılıç şakırdadı kınından çekilirken. ” Ne istersen onu yap; ama buna engel olacağım eğer elimden gelirse.” , ” Engel olmak mı? Seni ahmak seni.Hiçbir ölümlü adam bana engel olamaz!” , ” Ama adam değilim ki ben! Karşında bir kadın var! Eomund’un kızı Eowyn’im ben. Sen benim ile beyim, hısmım arasında duruyorsun. Yıkıl eğer ölümsüz değilsen! Yoksa canlı da olsan, kara bir ölmemiş de olsan biçerim seni, eğer ona dokunursan.” Kanatlı kuş Eowyn’e doğru atıldı, yine de ürkmedi Rohirrim’in kızı, kralların çocuğu,ince ama çelik bir bıçak gibi, zarif ama korkunç Eowyn.Hızla bir darbe indirdi,ustaca ve ölümcül. Yıkıntı içinden Kara Süvari uzun boyuyla doğruldu. Tehdit edercesine, kızın üzerine yükseldi.Öne doğru atıldı ve Rohan’ın Ak Hanımı’yla başladı dövüşmeye. Adeta dans ediyorlardı. Cadı Kral kızın kalkanını parçalamış ve kolunu kırmıştı. Son darbeyi yapacaktı ki can acısından bağırarak tökezledi. Merry’nin kılıcı onu arkadan vurmuştu. Eowyn son gücüyle kılıcını taç ile pelerin arasına indirdi. Angmar’ın Cadı Kralı ölmüş, Mordor orduları komutansız kalmıştı.witch king and eowyn

Karyele can çekişirken yuvarlanarak kralın üzerinden kalkmıştı; ama yine de sahibinin felaketine neden olmuştu. Bunun üzerine Merry eğilerek öpmek için kralın elini kaldırdı. Théoden gözlerini açtı; gözleri berraktı ve zorlanarak da olsa sakin bir sesle konuştu. ” Elveda Efendi Hobbit! Bedenim kırıldı. Atalarıma gidiyorum. Ve artık, onların o kudretli topluluklarında bile utanmayacağım. Kara yılanı düşürdüm. Ümitsiz bir sabah, mutlu bir gün ve altın bir gün batımı!”
Théoden’in son isteği Eomer’i ve Eowyn’i son kez görebilmekti. Eomer aceleyle sürdü atını; yanında hanedandan hayatta kalan silahşörler de vardı ve artık atlarına hakim olabiliyorlar. Fakat Eomer eyerinden atladı; kralın yanına gelip sessizce durduğunda üzerine bir keder ve yeis çökmüştü.

capture-20151103-021416Sonra silahşörlerden biri kralın sancağını orada ölmüş yatan bayraktar Guthlaf’ın elinden alarak havaya kaldırdı. Théoden gözlerini yavaş yavaş açtı. Sancağı görerek onun Eomer’e verilmesi gerektiğini anlattı işaretle.

” Selam sana Yurt’un Kralı!” dedi ” Şimdi zafere sür atını! Eowyn’e benim için veda et!” Ve böylece öldü Eowyn’in yanında yatmakta olduğunu bilmeden. Yakında olanlar ağlamaya başladılar şöyle haykırarak ” Théoden Kral! Théoden Kral! ”
Fakat Eomer onlara şöyle dedi :

” Yas tutmayın çok! Kudretliydi ölen,
şanına yakışır oldu sonu. Höyüğü yükseldiğinde
ağlayacak kadınlar ardından. Şimdi cenk çağırıyor bizi! “

Eomer silahşörleri Kralın ve hanedan üyelerinin bedenini korumaları için geride bıraktı.( Hiçbir düşman askeri yaklaşamadı orada yatanlara, zira kralın ve diğerlerinin bedenini koruyan askerler son derece korkusuz ve cesurdular. Düşmanları da onlara yaklaşmaya cesaret edemedi. ) Sonra aniden kız kardeşi Eowyn’i gördü. Yüzü bembeyaz kesildi. Çılgına dönmüştü. Sonra kimseye danışmadan, düşmanlarının koca ordusunun ön cephesine dosdoğru mahmuzladı atını ve bağırdı ” Ölüm! Sürün, sürün atlarınızı yıkıma ve dünyanın sonuna!” Bununla birlikte ordu harekete geçti. Fakat Rohirrim artık şarkı söylemiyordu. Tek bir sesle, olanca güçleriyle, korkunç bir biçimde Ölüm! diye haykırıyorlardı; savaş büyük bir akıntı gibi hız kazanarak göçmüş ve krallarının etrafından toparlanıp geçti.

10462730_513400982093882_3199037132078332588_nAdamlar kralı kaldırmışlardı artık; mızrak sopalarının arasına pelerinlerini sererek onu Şehir’e doğru taşıyacak bir sedye yaptılar idareten; diğerleri de Eowyn’i kaldırdı ve onu da kralın ardından taşıdı. Daha sonra, her şey olup bittikten sonra geri dönerek Karyele için bir mezar kazarak, mezara üzerinde Gondor ve Yurt dillerinde şu yazıların kazınmış olduğu bir taş diktiler :

Sadık bir hizmetkardı ama efendisinin felaketi oldu yine de,
Tezayağın tayı, hızlı Karyele.

O günden sonra uzun ve yeşil bitti Karyele’nin mezarı üzerindeki otlar.

Savaş böylece geçip gitti, Aragorn geldi sancağını açıp. Savaş kazanılmıştı fakat kayıplar çoktu. Bu olaylardan çok zaman sonra Rohan’da bir destancı Mundburg Höyükleri’nden söz etti türküsünde:

Tepelerde çınlayan boruları duyduk,
Güney krallığında parlıyordu kılıçlar.
Küheylanlar sabah rüzgarı gibi
Daldı Stoninglan’a.Cenk oldu.
Orada düştü Başkomutan Théoden,
kudretli Thengel oğlu, dönmedi bir daha
altın saraylarına ve Kuzey kırlarındaki
yeşil otlaklara. Harding ve Guthlaf
Dunhere ve Deorwine, yiğit Grimbold
Herefara ve Herubrand, Horn ve Fastred
dövüşüp düştüler orada, o uzak ülkede:
Mundburg Höyükleri altında,küfler içinde
yatıyorlar şimdi yoldaşları Gondor beyleriyle.
Ne zarif Hirluin dönebildi deniz kıyısındaki tepelere,
ne de yaşlı Forlong döndü zaferle Arnach’a,
ülkesinin çiçekli vadilerine; Derufin ve Duilin,
uzun boylu okçular, dönemediler kara sulara,
dağların gölgesinde Morthond göllerine.
Beyler ve erler kabul ettiler sabah vakti
ve gün sonunda ölümü. uzun zamandır uyurlar şimdi
Ulu Nehir kıyısında, Gondor’un çimenleri altında.
Şimdi gözyaşları gibi, parlayan gümüş gibi akan su,
O gün kıpkızıl gürlüyordu:
Günbatımıyla alevlenmişti kana boyalı köpüklerİ
İşaret kuleleri gibi yanıyordu dağlar akşam vakti ;
Rammas Echor’a al al düşüyordu çiğ.

Yüzük yokedilip her şey sona erdiğinde Théoden’in bedeni yurduna götürüldü ve orada gömüldü. Yurt Krallarından hiçbirine nasip olmamıştı böyle bir cenaze töreni çünkü bu törene; Merry,Pippin,Frodo,Sam,Gandalf,Gimli,Legolas, Arwen, Celeborn, Galadriel, Elrond ve ikizleri, Dol Amroth ve İthilien prensleri ve birçok komutan ve silahşör de çıkıyordu. Thengel oğlu Théoden dışında hiçbir Yurt kralına toplulukla Yurt topraklarına gitmek nasip olmamıştı..

Edoras

Kaynaklar :

Yüzüklerin Efendisi : İki Kule
Yüzüklerin Efendisi : Kralın Dönüşü

Bitmemiş Öyküler

Not : Rohan Krallığının ve Théoden’in benim için yeri çok farklıdır. Şu üç bölümü yazarken bile bir çok farklı duygu tattım yine. Hüzün , mutluluk , çoşku.. Ne zaman okusam kitapları kendimi adete Orta Dünya’da bulurum. Özellikle Théoden’in olduğu bölümlerde. Onunla birlikte dövüşür üzüntüsünü sevincini yaşarım. Théoden’i Pelennor’da düşüşünü yazmak benim için zor oldu. Nasıl yazsam diye çok düşündüm yazdım sildim sürekli, yazarken ağladım. Umarım siz değerli okurlara bunu aktarabilmişimdir. Yazılarımı üşenmeyip okuduğunuz için teşekkür ederim.

Diğer bölümleri okumak istiyorsanız ;

Théoden Kral’ın Hayatı Bölüm : 1

Théoden Kral’ın Hayatı Bölüm : 2

Yorumlar