Ana sayfa Middle Earth J.R.R Tolkien Tolkien Alegori Kullanmış Mıdır?

Tolkien Alegori Kullanmış Mıdır?

PAYLAŞ

Yukarıda gördüğünüz soru, belki de bu güzide evrenin hayranları olan bizleri bıkkınlıktan çaresiz bırakan bir başka soru olan “Yüzüğü neden kartallarla götürmediler?” kadar olmasa da bıktırtan, kimi zaman çıldırtan, buhranlara sürükleyen sorulardan biridir. Peki nedir bu alegori denilen şey? Tolkien eserlerinde alegoriye başvurmuş mudur? Buyrun yazımızda inceleyelim.

İlk olarak, bu soruyu mutlak surette cevaplayabilmek için bilmemiz gereken şey alegorinin ne olduğudur. Alegori; aktarılmak istenen düşüncenin, mesajın yahut basitçe bir davranışın anlaşılmasını, kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırmayı, resmetmeyi kendine uğraş edinmiş bir sanattır. Bu bağlamda alegorinin semboller ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çizmek gerekir. Semboller, tek bir öğe üstünden anlatmak istediklerini iletirken alegori bir olayın bütününü, anlatımın tamamını iletir. Şimdi, alegoriyi dilimiz döndüğünce aktardığımıza göre soruyu Tolkien’in kendi mektuplarından yaptığımız alıntılarla irdeleyebiliriz.

Tolkien, yapısı itibariyle her ne kadar reddetse de, kanımızca alegoriye meyilli bir insandır. Birinci Dünya Savaşı’nda sıcak çatışmalara girmiş muharip bir asker olması, aynı dünya savaşının en ateşli muharebelerinden Somme Savaşı’nda savaşması bu alegorik yönünü besleyen unsurlardır. Hatta dini inançları da bu alegoriyi besler. Şöyle yazarın kendi sözleriyle bir örnek verelim. Tolkien 142 numaralı mektubunda şöyle diyor:

“Yüzüklerin Efendisi tabii ki esasında dini ve Katolik bir eserdir. Bu olay her ne kadar ilk başlarda kastım dışında olagelmiş ise de daha sonraki gözden geçirme safhalarında kasıtlı bir olay halinde gelmiştir.”

Ortada evrenine katacak bu kadar çok yaşanmışlık olduğu durumda bu yaşanmışlıkları edebiyatınıza aktarmamak gerçekten çetin bir sınavdır. Bunun yanında Tolkien birkaç mektubunda alegoriden hazzetmediğini söylerken birkaç diğer mektubunda ise belli başlı edebiyat türlerinde alegorinin kaçınılmaz olduğundan bahseder. Şöyle ki:

“Alegoriden -kasıtlı ve bilinçli olandan- hoşlanmıyorum, lakin mitlerin ya da masalların manasını tam olarak anlatmak amaçlı yapılan her girişim için alegorik bir dil kullanmak zaruriyet halindedir.”
-J.R.R Tolkien, 131 numaralı mektup.

“…Daha çok okurların düşüncelerine ve tecrübelerine uygulanabilirliğinin çeşitliliğinden ötürü tarihi -doğru ya da uydurma- tercih ederim. Bir çoklarının uygulanabilirlik ile alegoriyi birbirlerine karıştırdıklarını düşünüyorum. Lakin bunlardan birisi okurun özgürlüğünde bulunurken diğeri ise bu yerini yazarın egemenliğinde edinmiştir.”
-J.R.R Tolkien, Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

Tolkien, hikayelerinin kendi ayakları üstünde durma kabiliyetine sahip olmalarını istemiş, bu yüzden de ayakta durabilmek için gerçek hayata tutunmalarını istememiştir. Bunun yanında kanımızca alegorilerin hikayelerini yazıldıkları zamana ve yaşama bağladıklarını düşündüğünden onların ölümsüz olmalarını, herhangi bir yaşama yahut zamana ait olmamalarını istemiştir. İşte bu iki nedenden ötürü alegoriden olabildiğince kaçınmaya çalışmıştır.

Sonuç olarak, iletmiş olduğumuz mektup kesitlerinden bizim anladığımız üzere Tolkien alegoriye karşı negatif bir tutuma, hatta belki de nefrete kadar gidecebilecek bir tutum, sahiptir. Lakin türün özellikleri ya da insanoğlunun tabiatı nedeniyle alegorisiz bir fantastik eserin yazılmasının imkansız olduğunu düşünür. Ve her ne kadar istemese de alegorinin kullanılmış olması mümkündür. Ama bu alegorilerin amacı, hedefi nedir ne değildir bunu bilmek bizim haddimize değildir.

Yorumlar