Ana sayfa Middle Earth Filmler Sanatçıların Gözünden Orta Dünya

Sanatçıların Gözünden Orta Dünya

PAYLAŞ

Hepimiz Üstat Tolkien’in betimlemeyi ne kadar sevdiğini biliriz. Hatta Üstat bazen bu işi o kadar abartır ki bir an önce betimleme kısmının bitmesini bekleriz. Bu betimlemelerden bizim kadar sıkılmayan iki isim var ki Orta Dünya illüstrasyonları dendiğinde hemen aklımıza gelirler: Ted Nasmith ve Alan Lee. Bu yazımızda bu iki illüstratorün okuduklarımızı kağıda nasıl döktüklerini inceleyeceğiz. Gelin başlayalım!

Ted Nasmith

Ted Nasmith Kanada doğumlu bir sanatçıdır. Yazının konusu olan çizimleri dışında müzikle de ilgilenen birisi kendisi. Tolkien ve Orta Dünya ile ilk lise yıllarında tanıştığını söylüyor. O zamandan beri bu evrene büyük bir tutku duymuş. Önce kendi başına karakterleri çizerek başlamış ve şu anda yaptıkları kadar büyük projelerde bulunacağını tahmin etmediğini söylüyor. Yayımlanan ilk çizimleri ise bir Tolkien Takviminde yer bulmuş. Sonrasında Tolkien Society ile tanışmış ve onların da desteği ile George, Allen & Unwin’in yayımlayacağı 1987 Tolkien Takvimi’nde 4 çizimi ile yer almış. Sonrasında sadece kendi çizimlerinden oluşan takvimler de yayımlanmış.

1990 Tolkien Takvimi, tamamı Ted Nasmith çizimlerinden oluşuyor.

En büyük projelerinden illüstrasyonlu Silmarillion kitabı ise ilk kez 1998’de basılıyor. İçinde daha fazla çizim bulunan ikinci versiyonu da 2004 yılında okuyucularla buluşmuş. Bu baskıları Türkçe bulmak ne yazık ki mümkün değil. Fakat çizimleri internette bulabilmek mümkün.

Alan Lee

Diğer sanatçımız Alan Lee İngiltere’de doğmuştur. Birçok fantastik kitabın illüstrasyonunu gerçekleştirmiştir. Ayrıca çeşitli filmlerde Conceptual Designer olarak da görev almıştır. Alan Lee Yüzüklerin Efendisi kitaplarının, İlk Çağlarda geçen üç kadim öykünün ve Hobbit’in illüstrasyonunu yapmıştır. Güncel olarak 2021 Tolkien Takviminin bütün çizimlerini Alan Lee yapmıştır. En yeni 2021 takviminde John Howe ve Ted Nasmith ile birlikte görev almıştır. Alan Lee bu illüstrasyonlarının yanı sıra Üçleme’de ve Hobbit filminde konsept tasarımlar gerçekleştirmiştir. Mekanlar, karakter kostümleri, karakterlerin silahları gibi filmin önemli konularında payı büyüktür. Ayrıca filmlerde “cameo” diyebileceğimiz şekilde rol de almıştır. İlki Yüzük Kardeşliği’nin açılışında Dokuz İnsan Kralından biri olarak görülmüş ve ikincisinde ise bir Rohan sürücüsü olmuştur.

Şimdi de Tolkien’in kalemini nasıl kağıda aktardıklarını incelemeye başlayalım. Burada söylemeliyim ki amaç sanatçıları iyi, kötü anlamlarında karşılaştırmak değil, aksine ikisinin de ne kadar geniş hayal güçlerinin olduğunu ve aynı yazıyı ne kadar farklı şekillerde resmedebildiklerini gösterebilmek.

Lúthien Tinúviel

İlk çalışmamızda Illuvatar’ın Çocuklarının en güzeli Lúthien var. Lúthien, Melian ve Thingol’ün kızı; elf ve insan kanlarını birleştiren soyun başlangıcıdır. Silmarillion’da Lúthien’in Tolkien tarafından nasıl betimlendiğine bakalım.

Giysisi, bulutsuz gökyüzü gibi masmaviydi, gözleri ise yıldızların aydınlattığı bir akşam vakti gibi gri; pelerinine altın çiçekler işlenmişti, saçları ise alacakaranlıktaki gölgeler kadar siyahtı. Hani ağaçların yaprakları üzerine düşen ışık, berrak suların sesi, dünyanın üzerine çökmüş sisin ötesindeki yıldızlar var ya işte onun ihtişamı ve güzelliği tıpkı böyleydi ve yüzünde bir ışık parıldıyordu.” – Silmarillion Sy: 352 İthaki Y.

Burada en göze çarpan parçanın son cümledeki “…yüzünde bir ışık parlıyordu.” ifadesi olduğunu düşünüyorum. İki çalışmada da bu oldukça belli edilmeye çalışılmış. Ted Nasmith’in çalışmasında “…pelerinine altın çiçekler işlenmişti…” ifadesindeki çiçekleri görmek mümkün değil iken Alan Lee bunu eserine başarıyla yansıtmış. Bunun dışında oluşturduğu atmosfer ve raksın resmedilmesiyle Ted Nasmith’in eserinin bence daha başarılı olduğunu söylemek istiyorum.

Hurin’in Esareti

Sıradaki illüstrasyonlarımız Orta Dünya ‘nın bahtsızı Turambar Túrin’in babası olan Húrin’in Morgoth tarafından hapsedilişini konu alıyor. Húrin, Sayısız Gözyaşı Savaşı sonunda baltasını “Aurë entuluva! Gün yine gelecek!” diye haykırarak savurmasına rağmen Morgoth tarafından esir alınmaktan kurtulamamıştı. Bu esaret Tolkien tarafından aşağıdaki şekilde betimlenmişti.

“Ve Húrin’i Angband’a geri götürerek, Thangorodrim’in, batıda uzak Hithlum diyarını, güneyde Beleriand topraklarını görebileceği yüksek bir yerinde taştan bir sandalyeye oturttu. Morgoth’un gücüyle oraya bağlanmıştı; ve Morgoth onun yanında durarak ona tekrar lanet okudu ve gücünü onun üzerinde kullandı, öyle ki, Morgoth onu salıverene kadar oradan ayrılamaz, ölemezdi.” – Húrin’in Çocukları Sy: 51 İthaki Y.

Burada en göze çarpan fark Ted Nasmith’in Morgoth’u ve lanet okuyuşunu eserinde yansıtmış olması. Morgoth’un kara bulutlarını da yine Ted Nasmith’in eserinde görebiliyoruz. Alan Lee ise daha çok Húrin’in çektiği azap ve kederi ve arka plandaki Thangorodrim’i bizlere göstermeye çalışmış. Morgoth’un yaptığı büyü ile Húrin’in onun gözlerinden görmesi sonucu çektiği acı tüm çıplaklığı ile ortada diyebiliriz.

Ulmo Tuor’un Karşısına Çıkar

Sıradaki karşılaştırmamız Ulmo ve onun elçisi Tuor üzerine. Vinyamar’da Ulmo’nun emriyle, Gondolin Kralı Turgon’un bıraktığı eşyaları aldıktan hemen sonra Tuor’un karşısına fırtınanın içinden çıkan Ulmo; Tuor’a Gondolin Krallığını aramasını emretmişti. Gondolin’in Düşüşü adlı eserde bu an aşağıdaki gibi betimlenmiştir.

“…köpüksü pırıltılar saçarak dökülen upuzun saçlarının tepesinde gümüşten yapılmışa benzer yüksek bir tacı vardı bu varlığın; bedenini bir sis perdesi misali sarmalayan gri pelerini bir an sonra geriye doğru savurup geniş ve telaşsız adımlarla karaya doğru yürümeye başlamasıyla, iri bir balığın derisindeki pulları andırır ölçüde sık dokunmuş ışıl ışıl bir zırh ve yüzeyinde en göz kamaştırıcı yakamozunkini bile gölgede bırakacak ışık oyunları süregiden yeşilin en derin tonunda bir entari çıkacaktı açığa.”– Gondolin’in Düşüşü Sy: 206-207 İthaki Y.

Burada “…gümüşten yapılmışa benzer yüksek bir tacı…” ifadesinin Alan Lee’nin eserinde daha belirgin olduğunu düşünüyorum. “…sis perdesi misali sarmalayan gri pelerini…” ise Alan Lee’nin eserinde neredeyse hiç yansıtılmadığını görmekteyiz. Bunun nedeni biraz da çalışmaların aynı anı yansıtmamaları. Ted Nasmith, Ulmo’nun kıyıdaki halini resmetmeye çalışmışken Alan Lee fırtınanın içinden görünüşünü kağıda aktarmaya çalışmış. Bunların dışında Turgon’un Tuor için bıraktığı miğfer, zırh ve kılıcın Ted Nasmith’in eserinde bulunduğunu fakat Alan Lee’nin eserinde bunların bulunmadığını rahatça görmekteyiz.

Tüm çizimler yazıda bahsedilen sanatçılara, Ted Nasmith ve Alan Lee’ye aittir. Ted Nasmith’in eserlerine kendi internet sitesinden ulaşılabilir. Alan Lee ise Twitter üzerinden paylaşım yapmakta.

Ted Nasmith: İnternet sitesi

Alan Lee: Twitter


Diğer yazılarımızı okumak için tıklayın!

Bize katılın!

Yorumlar