Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Witcher Evreninin Ünlü Büyücüleri #2

Witcher Evreninin Ünlü Büyücüleri #2

PAYLAŞ

Yazıya daha fazla büyücüyü dahil etmek istesem de, bahsettiğim şahısların hayatlarına dair bu kadar fazla kayıt olmasından dolayı diğerlerine gelecekteki yazılarımda yer vereceğim.

Ak Raffard

800’lü yıllardaki büyücüler, şimdikilerden oldukça farklı olarak, siyasetten gerçekten uzak kalmayı tercih ederlerdi ve hâliyle, bir toprak üzerinde hüküm sürmezlerdi. Bu yüzden o zamanlar oldukça saygı duyulurlardı; öyle ki, krallıklar arasında yapılan antlaşmalara arabulucu olarak katılırlardı. Ak Raffard da büyücülerin bu prensibinden caymayarak, Altı Yıl Savaşları‘nı bitirmek için, savaşan taraflara Brugge’da yapılan antlaşmada arabuluculuk yapmıştı. Her ne kadar antlaşma görüşmeleri sırasında kendisine teklif edilen tacı reddetse de, antlaşma sonrası tacı giyip Temerya Kralı olması uygun görülen, zihinsel engelli Abdank‘a -onun böyle bir görevi yalnız üstlenmekte oldukça zorlanacağının farkında olarak- büyücü danışmanlığı yapmayı kabul etmiştir.

Not: Altı Yıl Savaşları, bilinmeyen taraflar arasında geçen, 9. yüzyılın ilk çeyreği boyunca sürüp, 836 yılında Brugge’da Ak Raffard’ın arabuluculuğuyla yapılan bir antlaşmayla son bulan silahlı çatışmaların ismidir. Antlaşmadan sonra zihinsel engelli Abdank, Temerya tacını giymiş, büyücü Ak Raffard ise onun büyücü danışmanı (ve fiilen Temerya’nın en güçlü ismi) olmuştur. Bununla birlikte savaşta Abdank’ın karşısında olan birçok deniz kıyısı prensi ve dükü, kendi topraklarını terketmek zorunda kalmıştır. Bu düklerden biri olan Attre’li Venger, doğuda Vengerberg şehrini kurarak Aedirn kraliyet ailesinin ilk atası olmuştur.

Ak Raffard, elinde bu kadar büyük bir güç bulundursa da, tarihe soylu eylemler gerçekleştiren biri olarak geçmiştir. Onun Temerya üzerindeki büyük rolü, genel olarak büyücüler üzerinde bir özerklik sembolü olmuş, böylece Büyücüler Meclisi kurulmuştur. Zamanının en kudretli büyü sanatı zanaatkârları bir araya gelmiş, hem kuzey hem güneydeki büyücülerce tanınmış, yüzyıllarca uygulanacak olan ilk büyü kanunlarını hazırlamışlardır.

Fakat büyücüler arasında gerçekleşen bu büyük organizeleşme sürecinin ilk sonucu, kısa süren bir iç savaş olmuştur. Karşı çıkanlar arasında ironik bir şekilde -bu organizasyonun doğmasına dolaylı bir yolla etki eden- Ak Raffard da bulunuyordu. Raffard’ı bu harekete karşı motive eden şey nedir bilmeyiz, çünkü onun bu muhalefeti tarih kitaplarında pek yer edinmez. Pek yüksek ihtimaldir ki büyücüler, bünyelerinin ilham kaynağına leke sürmek istememişlerdir, dahası bir iyileştirme iksirine onun adını vermişlerdir (Ak Raffard Dekoksiyonu). Böylece Ak Raffard ölmüştür ancak efsanesi farklı bir şekilde anlatılıp durmuştur.

Alzur

Alzur’un Yıldırımı; büyücünün kendi adının verildiği, oldukça kompleks olan sihirlerinden bir tanesidir.
Yıllar önce witcher mutasyonlarının yaratılıp geliştirilmesinden sorumlu olan büyücülerin Cosimo Malaspina ve çırağı Alzur olduğuna dair dolaylı bir kanıt vardır. Özellikle büyüsel alanda yaptıkları deneylerle bilinen icraatları hâlâ oldukça tartışılan bir konudur. Bazıları onlara dönek diyecek kadar ileri gitmiştir. Yine de, bu sahirlerin büyü irfanını geliştirme yolundaki muhteşem fakat dehşet verici rollerini unutamayız. Alzur’un Kalkanı ve Alzur’un Yıldırımı gibi büyüler birçok büyücü tarafından hatırlanmakta ve hatırlanmaya devam edecektir de. Alzur’un adeta bir öğüt niteliğindeki ölümü de asla unutulmayacaktır -Maribor’da, kendi yarattığı bir viy (witcherlık mesleğine aşina olmayanlar için açıklamak gerekirse, devasa bir kırkayak gibidir.) tarafından katledilmiştir. Efendisinin kontrolünden çıkar çıkmaz, canavar, Riverdell ormanlarına kaçmadan önce şehrin yarısını yok etmeyi başarmıştır. Anlatılanlara göre, yaratık günümüzde bile terör estirmeye devam etmektedir.
Aedd Gynvael’den Üstat Istedd’in kaleminden, ”Sihir Sanatının Anlaşılmayanları”

Alzur; kendi imzasını attığı Alzur’un Çift Melezi, Alzur’un Kalkanı ve Alzur’un Yıldırımı büyülerinin de dahil olduğu birçok büyünün yaratıcısı, evrenin ‘Witcher evreni’ olarak anılmasından direkt sorumlu olan kişidir. Witcherları yaratırken ustası Cosimo Malaspina ile birlikte çalışsa da, işin aslan payı ünlü büyücüye aittir. Alzur’un Çift Melez büyüsüyle yarattığı ölümcül canavarların yıllar sonra bile dünya üstünde dolaşmaya devam ettikleri rivayet edilir. Canavar öldürerek geçinseler de, witcherlar da onları sevmeyenler tarafından bu canavar türlerinden biri olarak görülürler.

Alzur’un Çift Melezi, bir canlının genetikleriyle oynayan kompleks bir büyüdür. Yine büyüyle aynı isimde olan bir kitapta, büyünün nasıl yapıldığına dair bilgiler yer alsa da, Büyücüler Meclisi kitabın yeni versiyonlarında bu kısımları sansürlemiştir. Fakat buna rağmen Çift Melez’i kullanan başka büyücüler olmuştur. Bk. Fregenal

Çoğu virüsün bir antivirüsü vardır. Bu yüzden bana kalırsa Alzur da yarattığı canavarlara karşılık witcherları yaratmıştır. Fakat bir başka düşünce de şu olurdu: Alzur’un bazı canavarlara farklı yaratık mutasyonları enjekte edip, onları devasa birer melez yapmasıyla; insan çocuklarına -sır gibi saklanan- mutasyonlar verip onları birer Witcher’a dönüştürmesi bazıları için farksızdı: iki tür de fiziksel yıkım getiriyordu, tüm toplum ahlâkına ve doğa kanunlarına aykırı yaratılmış şeylerdi.

Büyücüler, yaptıkları iş gereği çok iyi bir diksiyona sahip olmalıdırlar. Tabii büyüyü yapabilmek için gerekli enerjiye komuta edebilmek de oldukça önemlidir, ancak kekeleyen bir büyücü asla işinde tamamen başarılı olamayacağı gibi, büyücülük hayatına da son verecektir.

Diksiyon konusunda bilinen en iyi örnek, kusursuz telaffuzuyla ve hitabet gücüyle Alzur’un ta kendisidir. Onun bu özelliği, en komplike büyüleri yaparken bile kendisine kolaylık sağlamıştır. Mesela yarım düzine adamı bir anda öldürebilen Alzur’un Yıldırımı, kullanışlı olmasıyla birlikte, sözleri çok karışık bir sihirdir ve bu yüzden kullananı az bulunur. Söz konusu sahirin bu icadını yapabilmek, bir büyü kullanıcısının ne kadar güçlü olduğuna yeterli bir kanıttır.

Son olarak, Alzur’un doğrudan yaratmadığı, ama bir süre hükmettiği bir canavar ile ilk oyunda karşılaşırız. Efsaneye göre Alzur, bu canavarla karşılaştığında, yaratığın büyüye karşı bağışıklı olduğunu farkeder. Canavar büyücüye bir soru sorar ve Alzur soruya doğru yanıt vermesiyle canavarı yenmiş sayılır. O zamandan beri, canavar ‘Alzur’un İblisi’ olarak bilinir. Witcher Berengar’ın notlarındaki yazanlar da, Vizima kırsalına musallat olan Cehennem Tazısı’nın, Alzur’un İblisi ile eşleştiğini doğrulamakta.

Fregenal

Hakkında sadece ‘Dönüşü Olmayan Yol’ hikayesinden bilgi sahibi olduğumuz bu şahıs, belirttiğim hikayenin yaşanmasından on bir yıl önce, Mayena Druid Muhiti‘nden kovulmuş kıdemli bir druid idi. Kovulmasına yol açan sebepler kesin olarak bilinmese de, Fregenal, kaçmadan önce Muhit’in barındırdığı yasak kitapların bazı sayfalarını çalmıştır. Alzur’un tehlikeli büyülerine de bu çaldığı sayfalarla erişebilmiştir.

Söylentilere göre Fregenal, Koshchey adlı yaratığı (yengeç ve örümcek karışımı, sekiz bacaklı dev bir canavar) Alzur’un Çift Melez büyüsüyle veya Çift Melez’e birçok yönden benzeyen Üçgen İçinde Üçgen büyüsüyle ilk kez yaratan sihirbazdır. Bunun yanında, Koshchey’in Adamları olarak bilinen, içinde insan, vran (kertenkeleye benzeyen, insansı bir ırk), elf ve umacı (kısa boylu, kürklü bir deriye sahip insansı bir ırk) gibi birçok ırktan paralı askeri barındıran bir çeteyi bir araya getirmiş; Amell Dağları‘nda, Klamat Geçidi yakınlarında bulunan köylere terör estirmiştir.

Druidin bu saldırıları, civar köylerden biri olan Klucz‘a da uğrar. Köyün demircisi olan Mikula, yardım isteği Mayena milislerince geri çevirildikten sonra, Druid Muhiti’ne gider ve ancak burada medet bulabilir. Druidler, olayı denetlemesi ve oradaki halka yardım etmesi için, ileride Witcher Geralt’ın annesi olacak Visenna adındaki bir druidi görevlendirir. Mikula ise köyüne döndüğünde, geçmişteki askerlik tecrübesi sayesinde komşu köylerden teşkil ettiği küçük bir milise komuta etmeye başlar.

Demirci Mikula

Not: Mikula, demirci olmadan önce Grozim adındaki bir voyvodanın emri altında, vran ırkına karşı yapılan ismi bilinmeyen bir savaşta görevliydi.

Bu olaylar tabii Fregenal’ın kulağına gider. Eski druid, buna karşılık olarak, Mayena druidlerinin yollayacağı kişiyi öldürmesi için, emri altındaki bir cadı olan Manissa‘yı gönderir. Ancak kader, olayları farklı şekillendirmiştir. Ünlü bir savaşçı ve gelecekte Witcher Geralt’ın babası olacak olan Korin, saldırının düzenleneceği yere Visenna’dan önce gelir ve Manissa’nın saldırısına uğrar. Korin cadıyı öldürmeyi başarmış, kısa bir süre sonra da yolları Visenna ile kesişmiştir. Ana karakterimizin ebeveynleri böylece tanışmış, Mikula’nın Klucz’ta topladığı küçük orduya katılmışlardır.

Not: Manissa, Geralt’ın dostlarından ve Ciri’nin hocalarından biri olan Mousesack’in annesiydi. Ermion, savaşçının annesini öldürdüğünden haberi olmayarak, Korin ve Visenna ile arkadaş hâline gelmiş, sonradan Visenna tarafından Mayenna’ya, druidlerden biri olmaya götürülmüştür.

Savaşçı Korin

Fregenal tarafında ise işler yolunda gitmemektedir. Koshchey’in Adamları’ndan, adı Kehl olan bir werebbubb, efendisinin dünyayı ele geçirme planlarından haberdar olur ve ona karşı çıkan bir ayaklanmaya önderlik eder. Fregenal böylece kendi adamları tarafından yakalanır ve üzerlerine gelen orduya teslim edilir.

Ancak tehdit tamamiyle ortadan kalkmamıştı; eski druidin yarattığı yaratık hâlâ özgürce dolaşmaktaydı. Fregenal’ın başka çaresi kalmaz; Visenna, Korin, Mikula ve Kehl’in de katıldığı grubu canavarın olduğu yere götürmek zorunda kalır. Canavarla yapılan savaştaki yaşanan kargaşada Fregenal kaçmayı başarsa da, Mikula büyücüyü yakalayacak ve baltasıyla kafasını gövdesinden ayıracaktır. Fregenal’ın yarattığı Koshchey ise öldürülür, fakat dünya üzerinde yürüyen son koshchey bu olmayacaktır.

Yorumlar