Ana sayfa Oyunlar Diğer Oyunlar Witcher Evreninin Ünlü Büyücüleri – Kısım 1

Witcher Evreninin Ünlü Büyücüleri – Kısım 1

PAYLAŞ

Kıta’da yaşayan birçok usta büyücü yaşadıkları coğrafyada veya bulundukları konumun kapsadığı alanda ünlü olarak görülür. Bu yeni yazı serimin ilk kısmında, oyunlarda pek ön planda durmasalar bile dünyada yeni buluşlarıyla veya tarihe olan etkileriyle oldukça tanınmış olan bu kişilerin hayatlarında neler yaptıklarından bahsettim.

Jan Bekker

Muhtemelen büyüyü kullanmayı başarmış ilk kuzeylidir. Kürelerin Birleşimi ile ilgili yazılmış bir efsaneye göre bu büyücü, insanların karaya rahat çıkabilmesi için büyüsüyle denizdeki fırtınayı dindirmiştir. Bu olay birçok resimde ve oymacılıkta anlatılsa da, aslında Jan Bekker büyüsünü insanlar karaya bastıktan bir süre sonra yaptığı ve bu yüzden deniz tutulması yaşadığı söylenir. Ayrıca Novigrad Birliği‘nin bir üyesidir ve Büyücüler Meclisi‘nin kurucu üyelerinden olduğu bilinir.

Not: Novigrad Birliği, tüm büyücüler, yöneticiler, rahipler ve druidler arasında imzalanmış, çok eski bir saldırmazlık anlaşmasıdır. Sonraki zamanlarda büyü kullanımı konusunda büyük farklılıklar ortaya çıktığı için birlik dağılmıştır. Bu birliğin ünlü delegeleri arasında Kral Sambuk (ilk Pontar Kralı), Kral Dezmod (ilk Temerya Kralı), büyücüler Jan Bekker, Geoffrey Monck ve Giambattista vardır.

Geoffrey Monck

Jan Bekker gibi Novigrad Birliği’nin bir üyesi ve Büyücüler Meclisi’nin kurucu üyelerinden olan Geoffrey Monck, hava cinlerini (djinn) tuzağa düşürüp zorla kontrolü altına almasıyla bilinirdi. Söylentilere göre birden fazla hava cinine sahipti ve ne zaman ihtiyacı olsa onları kullanırdı. Bu tutsakları sayesinde Monck’un kasırga ve hortum çağırabilir, hatta kendini havaya kaldırabilirdi. Cinlerin kaçmaması için tutuldukları her bir şişeyi kırık bir haç ve dokuz köşeli bir yıldızla mühürlerdi.

Not: Witcher dünyasında cinler, gerçek dünyamız hikayelerindekilere benzer olarak, sahibi olan kişinin üç dileğini yerine getirip kendi boyutuna kaçan varlıklardır. Bazen üç dileği yerine getirdikten sonra kendilerini alıkoyan kişiyi öldürdükleri veya yaraladıkları da olmuştur, bu yüzden cinleri tuzağa düşürmek ve kontrol etmek büyük bir güç ister. Dört büyü elementi olduğu için, her element için farklı bir cin tipi vardır:

  • D’ao (Toprak cini)
  • Djinn (Hava cini)
  • Maride (Su cini)
  • Ifrit (Ateş cini)

Büyünün gelişimi adına yaptığı başka bir olay ise Loc Muinne’e yaptığı cesur yolculuktu. O zamanlar insan ve elf ırkları arasında çatışmalar yaşansa da, Loc Muinne’deki elf büyücüleri, yani Aen Saevherne’i, büyü yetenekleri olan genç insan-büyücü adaylarını eğitmeleri konusunda ikna etmeyi başarmıştı. Son olarak Kadim Irk’ın Büyüsü adlı kitabın yazarlığını ve Doğal Büyücülük kitabının yardımcı yazarlığını yapmıştır.

Agnes of Glanville

Agnes, sahire olmayı başaran ilk kadındır. Büyücüler Meclisi’nin üyelerinden biriydi ve Hava elementini kullanmakta ustaydı. Ayrıca Sırların Sırrı adlı, gizemli büyüleri konu alan kitabın yazarıdır. Vizima’nın yakınlarındaki bataklıklarda sahireye ait antik bir mağara vardır. İlk oyunda bu mağarayı keşfettiğimizde, içeride yeni yakılmış mumlar ve sağlıklı yetiştirilen bitkiler gibi yaşam belirtileri kolayca farkedilebiliyor. Bu izlenimin bırakılmasının iki muhtemel nedeni var; ya mağaranın içinde güçlü bir ilüzyon büyüsü bulunuyor, ya da mağarada gerçekten yaşayan birileri var.

Petri

Meclis’ten ünlü bir büyücünün öğrencisi olan Petri, tüm hayatı boyunca büyü yeteneklerini güçlendirmenin yolunu aramıştı. Bu uğraşında başarısız olsa da, bunu denerken birçok iksir icat etmişti. Bu iksirlerden birisi, witcherların işaret gücünü arttıran Petri İksiri‘dir. İksir, oldukça toksik olduğundan sadece işaretleri geleneksel silahlardan daha fazla kullanan witcherlar tarafından tercih edilir.

Herbert Stammelford


Stammelford Sarsıntısı

İlk meclis üyelerinden biri olan Stammelford, Büyü Doğasının Üzerine Söyleşmeler kitabının yazarıdır. Bir d’ao’yu, yani toprak cinini emri altına aldığı için toprak elementini kullanmakta ustaydı. Öyle ki, kulesinin manzarasını kapatıyor diye bir dağın yerini değiştirmişti. Ayrıca Stammelford Sarsıntısı adlı deprem büyüsünü yaratmıştır. Bunun yanında birçok bomba yapımında kullanılan Stammelford Tozu‘nu ve Petri İksiri’ne benzeyen, tek farkı kullanan witcherın yaşam enerjisini sömüren Stammelford İksiri‘ni yaratmıştır.

Cregennan of Lod

Kısaca Cragen olarak da bilinen bu insan, bir elf sahire olan Lara Dorren‘a aşık olduğu için kendi ırkı tarafından öldürülen kudretli bir sahirdi. Büyü için bir buluş yapmasa da, onun ve Lara’nın yaşadığı aşkın tarihe olan etkisi kesinlikle göz ardı edilemez.

Cragen’ın çocukluğu ve ailesi hakkında kesin bilgi yoktur. Eğitimini bir kimsesiz olarak Mirt’te (Redanya sınırları içinde bir büyücü kalesi) aldığı düşünülür. Ailesi hakkında hiç bilgi olmasa da ebeveynlerinden birinin büyücü olduğu kuşkusuzdu.

Cragen okulunu birincilikle bitirdi ve genç olmasına rağmen inanılmaz bir şekilde yetenekli bir büyücü haline geldi. İnsan ve elflerin büyü kullanma yöntemlerini birlikte kullanırdı ve iki ırkın bir arada barışçıl bir şekilde yaşaması fikrinin savunucusuydu. Bundan dolayı elfler tarafından kabul görülse de, insanlar oralı olmadı.

Elf bilgelerinden biri olan Lara Dorren aep Shiadhal isimli elf (Shiadhal’ın kızı yani) ile yaşadığı aşk, onu bu hayallerini gerçekleştirme çabasından alıkoydu. Cragen, elfler tarafından daha önce sevilse de, Lara ile olan durumu bir kısmını öfkelendirdi ve insanların tepkisi ise daha büyüktü. Lara’nın hamile kaldığı haberinden sonra Cragen, elflerle işbirliği yapıp kendi ırkına karşı komplo kurduğu gerekçesiyle ihanetle suçlanır. İnsanlar ondan, elf dişisinden ayrılması uyarısını yapsa da Cregennan bunu reddeder ve insanlar iki aşığı öldürmeye karar verir. Lara Dorren kaçmayı başarır ama Cregennan katledilir.

Bir efsaneye göre Cregennan’ın mezarı, Rinde şehrinin (Redanya’nın Pontar nehri sınırında bulunur) yakınlarındaki, o bölgeye ait olmayan, buzullarla taşınmış devasa kayalıklardadır. Bu kayalıklar da aynı şehre bağlı olan Foam adlı küçük bir köy civarlarındadır.

Lara Dorren aep Shiadhal

Lara Dorren, Aen Elle elflerinin kralı Auberon Muircetach ve Shiadhal‘ın kızıydı. Babası gibi Aen Saevherne olan Lara, o zamanın elflerince bile anlaşılamayan bir güce sahipti. Bu güç Kadim Kan‘dı, elfçede Hen Ichaer denir.

Aslında Avallac’h‘a söz verilen, binlerce yıl olmasa bile yüzlerce yıl yaşayabilecek olan Lara Dorren, kalbini sadece altmış küsür yıl yaşayabilecek bir insan büyücü olan Cregennan’a kaptırır (Büyücüler bu zamanlar yaşlanmayı durdurmayı keşfedememişti). Irkları arasındaki savaşı, kendilerine edilen kınamaları ve lanetleri umursamadan, mutlu ve mesut bir hayat sürdürürler. Çok geçmeden Lara hamile kalır. Bu çocuğun, iki ırkın da en iyi yanlarını ortaya çıkarıp, birlikte yaşayabileceklerinin bir kanıtı olmasını ummarlar, lakin kaderin farklı planları vardır.

Cregennan, Lara’dan ayrılmayı reddettikten sonra insanlar tarafından öldürülür fakat Lara hamileliğinin zorluğuna rağmen Tretogor‘a, Redanya kraliçesi Cerro‘dan yardım ve destek istemeye kaçar.

Hikaye buradan sonra ikiye ayrılır. Hikayenin elfler tarafından yazılan kısmında, Lara ne kadar yalvarsa da, bir insan olan kraliçenin taş kalbini yumuşatamamış, ne ona ne de çocuğuna merhamet ettirebilmiştir. Kraliçe, adamına Lara’ya saldırması emrini verir ve Lara bir kılıç darbesiyle tek elinin parmaklarını kaybeder. Son soluğu bir ormanın içindeki bir tepede, acımasız bir ayazın ortasında, vücudundaki kalan son sıcaklıkla koruduğu bir kız çocuğuna doğum yapar ve can verir. Hikayeye göre kız çocuğu doğduktan sonra ayaz diner ve Lara’nın öldüğü yerde çiçekler açar. Bu çiçekler günümüzde yalnızca bu bölge hariç Dol Blathanna‘da bulunur.

Hikayenin insan versiyonunda ise durum tam tersidir. Lara Dorren burada insanların kötülüğünü isteyen bir cadıdır ve Kraliçe Cerro, bu cadıya merhamet olarak, eğer suçlarını kabul ederse ölümünün acısız olacağının sözünü verir. Fakat elf cadı, sonunun her türlü geleceğini bildiği için bunu kabul etmez, hatta Cerro’nun tüm soyunu lanetler. Ardından hikaye, Lara’nın nasıl da zavallıca merhamet dilenerek öldürüldüğünden bahseder. Bu olaydan birkaç yıl sonra da Falka İsyanı gerçekleşmiştir.

Hikayenin iki versiyonu da, ötekini karalamak adına yazıldığından doğruluk payları düşüktür. Hatta insan versiyonunda, Falka İsyanı’nın Lara yüzünden olduğu inandırılmaya çalışılmıştır. Elf versiyonunda da mantık hatası vardır, çünkü Lara’nın kızı, yarı-elf olmasına rağmen Kraliçe Cerro tarafından evlat edinilir ve adına Riannon konur. Kadim Kan ise günümüze Cirilla Fiona Elen Riannon‘a kadar taşınmıştır ve bu Ciri’nin, Lara Dorren’in soyundan geldiğini gösterir. Kadim Kan’ın böyle bir yazıda bahsedilemeyek kadar derin olması, onun için başka bir yazı yazılması sebebiyetini veriyor.

Bu hikayenin sonundan çıkartılacak en doğru sonuç şudur: Cregennan ile Lara Dorren’in yaratmak istediği barışçıl ortam, istenilen sonucun tam tersi bir etki yaratır. Elfler ve insanlar arasındaki ilişkiler zaman geçtikçe daha kötü bir hal alır ve bu durum, Lara Dorren ile Cregan konusundaki gerçeğin üzerinde karanlık bir örtüdür.

Yorumlar