Ana sayfa Middle Earth Filmler Yüzük Savaşları’nın Kısa Tarihi

Yüzük Savaşları’nın Kısa Tarihi

PAYLAŞ

Bilinenin aksine, Yüzük Savaşları sadece Mordor ve Gondor arasındaki savaşları kendi içinde barındırmıyor. Tüm Arda’ya hakim olmak isteyen Sauron gücünün tamamını toparladıktan hemen sonra tüm ana kalelere aynı anda saldırmış ve hepsini düşürerek tüm Orta Dünya’yı savunmasız bırakmak istemiştir. Her ne kadar başarısız olsa da, yine de Arda büyük kayıplar vermiş, fakat son güç kırıntısına kadar dayanmıştır. İşte size Yüzük Savaşları’nın kısa tarihi.

Osgiliath Savaşı:

battle_of_osgiliath_by_shockbolt

Minas Morgul’den gelen Büyük Sinyal ve Kıyamet Dağı’nın cevabı üzerine Sauron, Üçüncü Çağ 3018 yılında, Haziran ayının 20’sinde Osgiliath’a saldırmıştır ve bu olay Yüzük Savaşları’nın başlangıcı olarak bilinir. Bu saldırıda Sauron’un 2 esas amacı olmuştur: İlk olarak II. Denethor’un gücünü ve hazırlığını sınamak niyetindeydi. İkinci ve daha büyük amacı ise Nazgûl’ün bu savaşta görünmesini sağlayarak Yüzük’ü aradığını gizlemekti.
Elrond’un Konseyi’nde Boromir, bu olayın Mordor’un müttefikleriyle birlikte çok az saylı Gondor askerlerine karşı ani bir baskın olarak nitelendiriyor. Halbuki Gondor askerlerinin yenilmesinin sebebi olarak kara bir atlıdan kaynaklanan ve daha önce hissedilmemiş bir güç olduğunu ireli sürüyor. Nitekim Gondor askerlerinin sadece doğudaki kalıntı ordusu sağ kalmıştır ve Boromir’le Faramir’in komutanlığıyla Anduin Nehri’nin üzerindeki köprü yıkılana kadar savunulmuştur. Sadece iki kardeş yüzerek karşıya geçmiş ve hayatta kalabilmiştir.
Köprü yıkıldıktan ve Osgiliath’ın doğu yakasının tutulmasından sonra Sauron Nazgûl’u geri çağırmış ve Yüzük’ü aramak için göndermiştir.

Isen Sığlıkları Savaşı:

theordred battle of isen

Saruman Théoden’in oğlu ve yeğenini öldürmek amacıyla Üçüncü Çağ’ın 3019 yılında, 25 Şubat’ta ordularını Théodred ve Grimbold’un kumandanlık Rohan kuvvetlerine karşı göndermiştir.
Saruman’ın orduları ne pahasına olursa olsun Théodred’i öldürmek emriyle harekete geçmişti. Théodred Saruman’ın ordularına beklenmedik saldırı düzenlemek için kendi kuvvetlerini Isen Sığlıkları’na yerleştirdi. Fakat onun kuvvetleri düşman ordularından çok zayıftı ve kısa süre zarfında kuşatma altına alındılar. Théodred, Théoden’in oğlu katledildi. Onun düşüşünden sonra Erkenbrand batı kuvvetlerinin komutasını eline aldı ve direnişi sürdürdü. Fakat Elfmiğferi Miğfer Dibi’nden destek kuvvet getirmezse, muhtemelen o da prensleri gibi öldürülecekti.
Théodred ‘in ölümünden sonra Batı kuvvetlerine komutanlık eden Erkenbrand, Grimbold ve Elfmiğferi’nin güçlerini birleştirerek yeni bir hat oluşturdu. 2000 kadar Rohan süvarisinden oluşan ordusu olsa da, 3 Mart’ta Saruman’ın kuvvetlerinin saldırısıyla savunma kırıldı ve tüm güçler perişan halde etrafa dağıldı. Saruman zafer kazanmıştı ve Rohan’ın içerilerine doğru yol açılmıştı. Bir sonraki hedef Miğfer Dibi’ydi.

Miğfedibi Savaşı:

gandalf battle of hornburg

Saruman’ın orduları Isen Sığlıkları’nda zafer kazanarak Miğfer Dibi’ne doğru ilerlerken Gandalf Théoden’i Solucandil’in zehrinden temizlemiş ve 1000 atlı ile Miğfer Dibi’ne yol almasını sağlamayı başarmıştı. Bu atlılar arasında Gimli, Legolas, Aragorn ve Gandalf da bulunmuştur. Fakat Gandalf Miğfer Dibi’nden gelen bir savaşcıyla konuşma üzerine ileride efsaneleşecek olan “Beşinci günün şafağında doğuya bakın” repliğini söyleyerek onlardan ayrılmıştır.
Théoden ve ordusu Boruşehir’e vardıklarında binlerce meşalenin karanlığı aydınlatarak bir nehir misali Miğfer Dibi surlarına doğru hareket etmekte olduklarını farkettiler. Kısa zamanda savaş pozisyonu alan ordu ilk çarpışmada düşmana büyük hasar verse de, Saruman’ın ordusu çok büyüktü ve Uruk – Hailer ile vahşi Dunland insanlarından oluşuyordu. Buna rağmen Miğfer Dibi çok uzun süre direndi. Ta ki bir gümbürtü etrafı sarana kadar…

“Bir gümbürtü duyuldu; bir ateş topu patladı. Biraz önce üzerinde durduğu kapının kemeri ufalanıp tozu dumana katarak çöktü. Barikat, sanki yıldırım düşmüş gibi dağıldı. Aragorn kralın kulesine koştu”
– Yüzüklerin Efendisi: İki Kule, Miğfer Dibi

Fakat bu da son değildi. Saruman’ın ordusu tam içeri akın etmeye başlayacaktı ki, şafakla gelen bir haber tüm ordunun içinde yankılanmaya başladı ve bir anlık tereddüt yaşandı. O tereddüt anında Miğfer’in büyük borusu korkunç şekilde ötmeye başladı. Sesi o kadar ürkütücüydü ki, duyan herkes titredi, orkların çoğu yere kapaklanarak kulaklarını pençeleriyle tıkadılar. Rohan ordusu içerisinde bir umut ışığı uyandı ve çoğu kişi Miğfer’in yeniden uyandığını, Théoden için yeniden ayaklandığını düşündü. Ve o an Théoden karbeyazı atıyla belirdi.

“İleri Eorloğulları!” Bir nara ve büyük bir gümbürtüyle saldırdılar. Kapılardan aşağıya coşarak aktılar, geçitten süpürüp geçtiler ve Isengard orduları arasından, otlar arasındaki yel gibi geçip gittiler. Arkalarında, Miğfer Dibi’nden, mağaralardan çıkan ve düşmanı süren adamların naraları duyuluyordu. Kaya’da bırakılan bütün adamlar akmaya başladı. Ve tepelerde çalınan boru sesi durmadan yankılandı.”
– Yüzüklerin Efendisi: İki Kule, Miğfer Dibi

Ve günün yükselmesiyle çıkıp gelen Rohan ordusu Saruman’ın ordusunu büyük bir korku ve hayrete soktu. Kafasını kaybeden ordu nereden geldiği belli olmayan ormana sığındı ve Huornlar tarafından katledildi. 3 Mart’ta başlayan savaş bitmiş, Saruman yenilmişti ve Miğfer Dibi başka bir kahramanlık öyküsüyle ayakta kalmayı başarmıştı.

Isengard kuşatması

battle of isengard

Merry ve Pippin’in verdiği dış dünya ile ilgili bilgiler Ağaçsakal’ı derince düşünmeye zorlamıştı. Sonunda konseyi topladı Ağaçsakal, ateşli bir tartışmaya girdi Entler ve günler süren konuşmaların ardından Isengard’a yürümeye karar verdi Entler. Entler son kez yürüdü o gün ve yer gümbürdedi onların ayak sesleriyle. Ufalandı surlar ve boğuldu tüm Isengard suların altında. Sadece Orthanc dikildi tam merkezde ve Saruman, korkmuş, kıvrılmış bir şekilde kaldı içerisinde. Saruman’ın senelerce planlayarak yaptıkları bir anın içinde Ent öfkesi altında kalmış, her şey kaybolmuştu. Isengard düşmüştü.

Minas Tirith kuşatması ve Pelennor çayırları savaşı

witch king vs

Miğfer Dibi galibiyetinden ve Isengard’ın düşüşünden sonra Aragorn Palantír’i aldı ve kendisini Sauron’a gösterdi. Bundan sonra asla dinlenemedi Sauron ve tüm ordusuyla yürüdü Minas Tirith’e. Ve böylece patlak verdi Üçüncü Çağın en büyük savaşı. Nice kahramanların öldüğü ve nice kahramanlık öykülerinin yazıldığı gün…
Sauron trollerden, orklardan ve nice kötü yaratıklardan oluşan ordusunu 10 Mart 3019’da gönderdi Minas Tirith’e ve destek geliyordu Doğudölleri ile Haradrhim tarafından. Tek bir darbeyle bitirmek istiyordu işi, çünkü Minas Tirith düşerse, tüm Batı’nın yolu açılacaktı önünde. 14 Mart tarihinde saldırı başladı. Düşman güçlü, Minas Tirith’in müttefikleri azdı. Şimdiye kadar hiçbir düşman geçememişti o surlardan içeri ve hala ayaktaydı Gondor ordusu ile müttefikleri. Ta ki Cadı Kral kapılarda belirene dek…

 

“Kara Kumandan üzengisi üzerinde doğrularak, unutulup gitmiş bir dilde, hem yüreği hem de taşı parçalayacak, güç ve dehşet kelimelerini söyleyerek korkunç bir sesle bağırdı.
Üç kere bağırdı. Üç kere bumladı koca şahmerdan. Ve aniden son darbede Gondor’un Cümlekapısı kırıldı. Sanki çok tesirli bir büyüye kapılmış gibi infilak ederek parçalandı: Gmzleri kör eden bir şimşek çaktı ve kapılar yarılmış parçacıklar halinde yere yıkıldı.
Nazgûl Efendisi atını içeri sürdü. Gerideki alevlerin önünde, muazzam bir ümitsizlik tehdidi halinde büyüyen, kocaman kara bir suret olarak yükseldi. Sürdü atını içeri Nazgûl Efendisi, daha önce hiçbir düşmanın geçmemiş olduğu kemer altından; yüzünü gören herkes kaçtı.”

– Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü, Gondor kuşatması

Ve orada oldu başka bir destansı karşılaşma. Ne kılıç, ne de büyü savaşıydı bu. İki büyük güç duruyordu karşı karşıya, kıpırdamaksızın. Angmar’ın Cadı Kralı ve Ak Gandalf. Fakat o an bir horoz öttü surlardan yeni günün başlangıcını bildirmek için ve cevap verdi ona Rohirrim boruları. Rohan yardıma gelmişti.
Ork orduları içeri giremeden önce gelmişti Rohirrim ve sürmüşlerdi düşmanı; Nazgûl Efendisi de çekilmişti geriye, yeniden savaş alanına dönmek için. Ve yine umutsuzluk yayıyordu her yere. En sonunda çıktı önüne Yurt Hükümdarı’nın ve şahlanarak attı üzerinden onu dehşet içindeki zarif Karyele. Atın altında kaldı Théoden, fakat yalnız değildi. Hanedanından en zarif savaşçı vardı başında, tek kılıç darbesiyle Nazgûl Efendisi’nin bineğinin kafasını uçuran. Ve de Cadı Kral’In tam arkasındaydı Meriadoc, efendi Hotbitla. O gördü Eowyn’i dikilirken Cadı Kral’ın tam önünde ve onu kurtarmak namına sapladı kılıcını Nazgûl Efendisi’nin dizine. Bir çığlık yükseldi Kara Süvari’den ve Eowyn, o zarif hanım sapladı kılıcını miğferle pelerin arasındaki boşluğa ve böylece düştü Nazgûl Efendisi.
Aragorn yeminleriyle lanetlenmiş Ölüler’i almıştı hizmetine o esnada ve dağıtmıştı yardıma gelen kuvvetleri. Belki de o yüzden asla kimse geri dönemedi ve hiçbir haber gitmedi o savaştan Harad’a, sadece Gondor’un öfkesini barındıran masallar dışında. Akşam olduğunda Sauron’un tüm ordusu mağlup edilmiş ve çok küçük bir kısım kaçmayı başarmıştı. Minas Tirith, aklar içindeki Gözcü Kulesi hâlâ geçilmezdi.

Lorien Savaşları:

Yüzük Savaşları sırasında birçok yer gibi Lorien de nasibini aldı ve tam 3 kez – 11,12 ve 25 Mart tarihlerinde saldırıya uğradı.
Dol-Guldur Urukları, Mordor kuvvetleri ve Moria Orkları Altın Orman’ı düşürmek için birleşti. Maalesef bu savaşlar hakkında detaylı bilgi yoktur, fakat Lorien Ormanları’nın büyük bir kısmının yanarak harabeye dönüşütüğü ve 3 kez güçlü şekilde saldırmasına rağmen Orkların her seferinde geri püskürtüldüğü malumdur. Tolkien Lorien Elfleri’nin bu saldırıları defetmesi hakkında şunları yazmışıtır:

“Orada gezinen güç her hangi işgale karşı çok güçlüydü, Sauron kendisi gelse bile ayakta durabilirdi.” O güç ise hiç şüphesiz Nenya yüzüğünü takmış Galadriel idi.

Saldırılardan sonra Ork ordusunun çoğu Anduin nehrine döküldü, geri kalan kısımsa Dol-Guldur’a kaçtı.

Ağaçlar altında savaş

15 Mart 3019’da Thranduil’in toprakları Dol-Guldur kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı. Planlara göre Dol-Guldur kuvvetlerine destek olması gereken Doğudölleri Dale ve Erebor Cüceleri ile savaşta gecikince işlerin akarı değişti ve Thranduil 1000 Silvan Elfinden oluşan ordusuyla 6000 Dol-Guldur ve 1000 Mordor Ork’undan oluşan orduyu geri püskürterek kendi topraklarının dokunulmazlığını korudu.

Dale savaşı:

Birçok kişi bu savaş hakkında bilgiye sahip olmasa da, önemine göre Pelennor Çayırları Savaşı’ndan sonra geliyor. Çünkü eğer Doğudölleri bu savaştan galip ayrılırlarsa Mordor ordusunun yardımına gidecek ve bununla da Orta Dünya’nın kaderi çok daha erken belli olacaktı. Fakat kahraman Cüceler ve Dale ordusu onları durud ve uzun, yorucu savaştan sonra büyük kayıplar sonrası geri püskürttüler.
17 Mart 3019 yılında Doğudölleri çok büyük bir güçle Dale’e saldırdı. Yalnız Dağ cüceleri ve Demir Tepeler ordusu Dale’e yardıma gelse de Doğudölleri çok daha güçlüydü ve rakibi Yalnız Dağ’a doğru sıkıştırmaya başladı. Orada Dale kralı Brand ve Kral Dain Demirayak onun cesedini korumak için yanıbaşından bir adım dahi ayrılmadı. Dain yaşlı olmasına rağmen hala kudretli bir savaşcıydı, fakat düşman çoktu. Ve böylece Dain tam arkadaşının başı üzerinde, bir cüceye yakışır şekilde düştü. Dale ve cüce orduları Yalnız Dağ’a çekildi ve Doğudölleri onları kuşattı.
20 Mart 3019 tarihinde 2 yeni kral – II. Bran ve III. Thorin Taşmiğfer komutayı ellerine aldılar ve kuşatmayı kırmak için sert şekilde saldırdılar. Doğudölleri safları bozguna uğratıldı ve geriye püskürtüldü. Fakat o kadar da kolay teslim olmadı düşman ve günlerce direndi. 27 Mart’ta, 1 haftalık direnişten sonra sonunda Doğudölleri pes etti ve Dale’in dışına sürüldü.

Kara Kapılar’da Savaş

Black_Gate_battle
Minas Tirith’teki zaferden sonra çok oyalanmadı Gondor ve Rohan, Dol-Amroth ve diğer müttefikler. Yürüdüler ufak bir umut kırıntısıyla Sauron’un üzerine, Kara Kapılar’da onun nazarlarını başka bir yere çekmek için. Çok büyüktü düşman ordusu, ama mağrurdu insanlar. Cenk ettiler son bir kez ve seyreldiğinde sıralar, bir kez daha geldi Kartallar. Yel Efendisi’ydi bu, Gwaihir ve onun ordusu. Bir çığ gibi indiler Mordor ordusunun üzerine, çil yavrusu gibi etrafa saçtılar hepsini. Ve aniden yer gümbürdedi. Çok derinlerden bir çatırtı ve homurtu yükseldi. Titredi her taraf. Büyük Göz telaşla bakındı etrafa ama artık çok geçti. Barad-dûr’ün diplerinden bir gümbürtü daha yükseldi ve kökünden parçalandı kule. Sauron, Orta Dünya’nın düşmanı yenilmişti.

Not: Bazı kaynaklarda Balin’in mezarı başındaki dövüş, Amon Hen karşılaşması ve Subaşı savaşı da bu sıraya dahil fakat diğer kaynaklar bunu onaylamadığı için makalede yer almıyor.

Özel not: Bazı yerlerdeki uslup değişkenliklerine tek neden kitapların etkisidir. Üstat Tolkien’ın kendi eliyle yazdıklarını okuduktan sonra o yazıları basit bir dille betimlemek malesef mümkün değildir.
Yorumlar