Ana sayfa Middle Earth Yüzüklerin Efendisi Hakkında Yanlış Bilinenler

Yüzüklerin Efendisi Hakkında Yanlış Bilinenler

PAYLAŞ

Yüzüklerin Efendisi hayranları arasında, pek çok yanlış anlaşılan bilgilerin olduğunu fark ettik. Bunun genel sorumlusu filmdeki yanlış yansıtılma ve Tolkien üstadın tüm eserlerinin okunmamış olması. Üstat’ın ömrü, eserini tam olarak tamamlamaya yetmemişti, bu yüzden pek çok konudaki açıklamaları bizzat eserlerin içinden, bizlerin okuyucu olarak bulup çıkarması geliyor.

En çok yanlış bilinenlere gelirsek ilk sırayı kuşkusuz ki Tek Yüzük alacaktır.

Tek Yüzük

one ring2

Sauron’un hepsine hükmedecek Tek Yüzük’ünün güçleri tam olarak ne? Tek Yüzük ne işe yarar? Gelin biraz inceleyelim.

Tek Yüzük hakkında pek çok yanlış anlaşılmanın olduğunu fark ettik. Tek Yüzük’ün Sauron’a önü alınamaz, mutlak bir güç kazandırdığı düşüncesinin hakim olduğunu düşünüyorum hayranlar arasında. Öncelikle Tek Yüzük’ün işlevinin ve tam olarak ne olduğunun anlaşılması gerek.

Tek Yüzük’ün ana işlevi, İkinci Çağ’da dövülen Dokuz İnsan, Yedi Cüce ve Üç Elf Yüzüğü üzerinde hakimiyet kurmasıdır. “One Ring to rule them all.” ifadesi mecaz falan değil tam anlamıyla gerçektir. Tek Yüzük, Sauron’un ruhunu taşımakta olduğundan ona böyle efsanevi güçler katmaz, sadece var olan gücünü “abartı olmayacak” şekilde arttırır. Çünkü zaten yüzüğün içindeki kendi ruhudur.

Kaldı ki Sauron, kendisinde Yüzük olduğu halde yenilmiştir. Hem de bir defa da değil. Önce Numenor kralına diz çökmüş, sonrasında da Son İttifak’ta alt edilmiştir.

Yani bu yüzden Yüzük’ü takan veya takmayan Sauron arasında uçurum gibi bir fark olduğunu düşünmek yanlıştır. Yüzük’ü sadece kendi gücünü yansıtan bir araç olarak görebiliriz. Kısaca, Sauron Tek Yüzük’ü geri aldığında büyük bir güç artışı yaşamamaktadır.

Sauron’un Yüzük’ü bu kadar istemesindeki sebep tekrar bedenine kavuşabilme arzusudur.

Üçüncü Çağ’da ise Yüzük’ün bu kadar önemli olmasının sebebi ise Sauron Tek Yüzük’ü alıp bedenleşseydi eğer tekrardan, karşısında duracak hiçbir güç olmazdı. Bu sebepten Üçüncü Çağ’da yeterince kudret kalmadığından bu kadar önemlidir Yüzük.

Orklar, Goblinler, Uruk-Hai

orc archers

Öncelikle bir şeyi netleştirmek gerek: Ork ve Goblin aynı şeylerdir. Temel olarak Ork, Goblin ve Uruk aynı anlama gelmektedirler. Goblin, “Ork” kelimesinin İngilizcesi, “Uruk” ise Kara Lisan’daki halidir. “Uruk-Hai” ifadesi ise Kara Lisan’da “Ork-Halkı” anlamına gelmektedir.

Ork adı Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi’nde, Goblin adı ise Hobbit kitabında kullanılmıştır. Hobbit kitabında kullandığı yerdeki (yani Dumanlı Dağlar’daki) Orklar biraz daha çelimsiz olduklarından Goblin ve Ork iki farklı ırkmış gibi anlaşılmaktadır, ancak bir fark yoktur. “Dumanlı Dağlar orku”, “Mordor orku” gibi farklar vardır. Elbette Mordor orklarının daha güçlü, kalıplı olduğunu söylemekte yanlışlık yoktur.

Gelelim “Uruk-Hai”nin ne olduğuna. Uruk dediğimiz şey temelde Sauron tarafından yaratılmış melez orklardır. İnsan-ork melezleri olması Treebeard’a göre kuvvetle muhtemeldir. Yüzüklerin Efendisi filmlerinde ise Saruman’ın onları yarattığı gibi bir algı oluştmakta, bu oldukça yanlış, bunu belirtmek gerekiyor. Mordor’un bu güçlü kuvvetli melez orklarına “Black Uruk”, yani “Kara Uruk” dendiği için bu yeni melezlerin tamamına “Uruk” dendiğini tahmin ediyorum, bu Kara Uruklar normal orklardan daha güçlüydüler ve güneş ışığında gidebiliyorlardı.

Ayrıca Saruman’ın oluşturduğu Uruklar ve Mordor’un urukları arasında da aşırı bir fark yok. Hatta Mordor Uruklarının karanlıkta daha iyi gördüğünü kaydediyor Tolkien Gateway.

Kara Ancalagon

ancalagon the black

Kanatlı ejderhaların en büyüğü Ancalagon hakkında internette dolaşan pek çok resim ve çalışma olduğunu ve bu çalışmalardaki boyut karşılaştırmalarının ne kadar saçma olduğunu fark etmiş bulunmaktayım. Buna bir dur demek gerekiyor.

Bu karşılaştırma kesinlikle çok saçma. Buna itibar edilmemesi gerek.
Bu karşılaştırma kesinlikle çok saçma. Buna itibar edilmemesi gerek.

Öncelikle Ancalagon ile ilgili bilinenleri sıralamak gerek:

“Morgoth’un kanatlı ejderhalarının en büyüğüdür. Adının anlamı “Biting Storm” yani “Isıran Fırtına”dır. Öfke Savaşı’nda Valar ordusunu, beraberindeki kanatlı ejderha güruhuyla birlikte geri çekilmeye zorlamıştır. Eärendil ve Kartallar tarafından uzun süren bir savaşın ardından yenilerek Thangorodrim kulelerinin üzerine düşmüş ve kuleleri yıkmıştır.”

Bunun yanında Ancalagon’un kanatlı ejderhaların en güçlüsü olduğu da açıktır. Tabii Gandalf yine de onun ateşinin dahi Tek Yüzük’ü eritemeyeceğini söylemiştir. Ama Gandalf’ın “Ancalagon’un alevi DAHİ” ifadesini kullanması Ancalagon’un en güçlü ejderha olduğu savını güçlendirmektedir.

Bununla birlikte Ancalagon’un GÜNEŞİ KAPATACAK KADAR büyük olduğu KESİN BİR BİLGİ GİBİ ANLATILAMAZ.

“Kilometrelerce uzaktan geçişi bile güneş ışıklarını kapatır ve yeryüzünü karanlığa boğar” özellikle bu saçma ifadenin doğruluğunu kanıtlayan herhangi bir şey yoktur. Çevrilmemiş On İki Cilt’te de rastlamadım bu tarz bir şeye. Bu sebeple Ancalagon hakkındaki “Güneşi bile kapatabilirdi” tarzı ifadelere itibar etmemek gerekir.

Ayrıca Öfke Savaşı sonrasında Beleriand’ın yıkımına yol açanın Ancalagon olduğunu söylemek de yanlış olabilir. Bunun için Öfke Savaşı’na Dair yazdığımız makaleye bakabilirsiniz.

Yorumlar