Ana sayfa Dizi / Film Yüzüklerin Efendisi Neden Bu Kadar Başarılıydı ?

Yüzüklerin Efendisi Neden Bu Kadar Başarılıydı ?

PAYLAŞ

-Kelleni uçururdum Cüce eğer yerden biraz daha yüksekte olsaydı.

+Eliniz inmeden düşer kalırdınız!

Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi, İngiliz profesör ve filolojist olan J. R. R. Tolkien‘in aynı isimle yazdığı kitaplardan uyarlanan ve ”kitaplarının önüne geçti” diyebileceğimiz başyapıtların arasında zirveye yazabileceğimiz bir yapım. Peki Yüzüklerin Efendisi’ni bu kadar başarılı yapan neydi ? Hadi gelin şimdi bunun üzerine biraz konuşalım.

Sinemaya Gelişi

Yüzüklerin Efendisi’nin sinemaya aktarılması ilk olarak 1970’lerde gündeme geldi. Ünlü müzik grubu The Beatles, filmin çekilmesi için dönemin meşhur yönetmenlerinden Stanley Kubrick ile görüşür fakat Kubrick o günün teknolojik şartlarının yetersiz olduğunu ve gelecekte yetenekli bir yönetmen tarafından çekilmesinin daha uygun olacağını söyleyerek bunu kabul etmez. George Harrison’ı Gandalf ve John Lennon’u Gollum olarak düşünsenize, bu rolleri oynamak istemişlerdi… Neyse ki Kubrick sağ olsun böyle bir şey gerçekleşmemiş ve 2000’lerin başında Yüzüklerin Efendisi, Peter Jackson sayesinde hayatımıza girmişti. Çıktığı dönemde gerek çekim teknikleri, gerek fantastik dünyası ve hikayesi ile son derece benzersiz bir yapım olan Yüzüklerin Efendisi’nin ilk filmi, ülkemizde farklı aralıklarla toplamda tam 46 hafta vizyonda kalarak 1 milyon 759 bin seyirciye ulaşmıştı. Benzersiz bir yapım dedim çünkü gerçekten 90’ların sonu ve 2000’lerin başı dediğimiz dönemde görsel olarak üst düzey seviyelerde diyebileceğimiz sadece bir kaç yapım vardı: Star Wars’un ikinci üçlemesi, Matrix ve Tobey’li Spiderman serisi. Onlar da zaten bambaşka evrenler olduğu için Yüzüklerin Efendisi dolu dizgin gişe rekorlarına ve Oscar ödüllerine doğru koşuyordu.

Peter Jackson’ın seride en iyi yaptığı şey filmin yüzde 80’inden fazlasını stüdyo ortamında değil gerçek dünyada, Yeni Zellenda’da çekmiş olmasıydı. Biz bu farkı o zamanlar anlayamıyorduk ama yine Peter Jackson yapımı olan Hobbit serisi ile karşılaştıracak olursanız eğer, olması gerekenden fazla bilgisayar destekli görsel efektin gerçek dünya karşısında ne kadar başarısız olduğunu çok net bir şekilde farkedebilirsiniz. Yüzlerce figüran ve at, sayısız savaş gereçleri, inanılmaz derece başarılı makyaj, her bir detayı ayrı ayrı çizilip tasarlanmış yüzlerce zırh… Bunların hepsi çok başarılı oyunculuklarla harmanlanınca seri bugün bile izleyecek bir şey bulamadığımızda açıp izlediğimiz bir şey haline geldi doğal olarak.

Görsel Efektin Filmdeki Yeri

O günlerde bilgisayarlı görsel efekt teknolojisinin ciddi anlamda gelişim göstermeye başlamış olmasına rağmen Jackson bundan elinden geldiğince uzak durmayı seçmişti. Aslında risk alıyordu çünkü Jackson gişede başarısız olması ile ünlü bir yönetmendi. Gelişmekte olan bilgisayar teknolojisini bu denli az kullanmak ona yeni bir gişe faciası yaratabilirdi ama teknik ekibin yarattığı muhteşem modeller ve yakın çekim teknikleri ile seri bunun üstesinden öyle bir geldi ki bu sayede teknik anlamda 4 oscar kazandı. Filmde bu bağlamda sayısız muhteşem detay var. Örneğin serideki bütün hobbitler için 1700’den fazla hobbit ayağı tasarlanmış, orkları canlandıran oyuncular muhteşem makyajlarının altında sırıtmaması adına ağızlarındaki pembeliği siyaha çevirmek için meyankökü içeren bir sıvıyı sık sık ağızlarında çalkalamış, Nazgul’lerin çığlıkları boğaz yolu enfeksiyonu geçiren Peter Jackson’un eşinin sesinden üretilmiş ve çekimler başlamadan önce Jackson ile tanışıklığı bulunan tek kişi olan Saruman rolündeki Sör Christopher Lee, çekimler esnasında sık sık makyaj bölümün ziyaret edip özellikle ork makyajları hakkında detaylar verirmiş. Çünkü ünlü aktör kitaplara öyle hakimmiş ki hastalığının elvermediği döneme kadar her yıl mutlaka seriyi bir kez okumuş.

Filmde görsel efekt teknolojisi sonuna kadar kullanarak yaratılan Gollum karakteri, rol sayesinde büyük üne kavuşan Andy Serkis tarafından canlandırıldı. Motion Capture yönetimi ile çekilen ve harika oyunculuğu ile kıymetlimiss Gollum’a hayat veren Andy Serkis, seslendirme için herhangi bir efekt kullanmamış. Yarattığı karakteristik sesin boğazına zarar vermemesi için ise set ekibi tarafından Gollum Suyu adı verilen limon, bal ve zencefil karışımını seri boyunca içmiş. Yine ilk seride Yüzük Tayfları olarak karşımıza çıkan 9’ların Lideri olan ve Amon Sûl‘de Morgul Bıçağı ile Frodo‘yu omzundan bıçaklayan Witch King‘i de Andy Serkis seslendirmiş.

Küçük Detaylar

Filmde o kadar çok küçük ama zekice yerleştirilmiş detay var ki bunları tek bir yazıya sığdırmak neredeyse imkansız. Örneğin Aragorn, ilk filmde ölen Boromir’i onurlandırmak adına devam filmlerinde onun kolluklarını giymiştir. Kralın Dönüşü filminde Kara Kapılar‘ın önünde ”For Frodo” sahnesi ile hatırladığımız Aragorn‘un ork ordusu üzerine koştuğu sahnenin arka planında çalan müziğin sözlerinin ise tüylerinizi diken diken edecek bir detayı var. Çalan opera müziğinin sözleri, birinci filmdeki Elrond’un evinde yapılan Yüzük Divanında, Frodo’nun ”I will take it” dedikten sonra Aragorn’un ona ”If by my life or death I can protect you, I will” dediği, tükçesi ”Yaşamım ya da ölümümle seni koruyabilirsem koruyacağım” olan repliğinin Sindarin dilinde seslendirmesini içeriyordu. Aşağıdaki videonun açıklama kısmında bire bir Sindarin-İngilizce karşılığını görebilirsiniz.

Kötü Karakter Başarısı

Bir filmin kötü karakteri ne kadar iyiyse film de o kadar iyi derler. Sanırım Yüzüklerin Efendisi de bunu kanıtlar nitelikte bir filmdi. Jackson, Sauron karakterini çok kısıtlı sahnelerde o kadar iyi modellemişti ki o zamanlar kitapları okumamış bir çocuk olarak seri boyu Sauron’un yeniden ete kemiğe bürünmesi hayali ile yanıp tutuşmuştum. Çünkü o kısıtlı gördüğümüz 3-5 dakikalık sahnelerde muhteşem zırh detayları, devasa bir gürz, yenilemez görünen bir cüsse beni inanılmaz etkilemişti. Bunun ne kadar muhteşem betimlendiğini kitapları okuduktan sonra çok daha iyi anlamıştım. Umarım gelecek yıllarda izleyeceğimiz Amazon Prime yapımı olacak olan Yüzüklerin Efendisi dizisinde Sauron hakkında çok daha fazla detay izleyebiliriz.

Bitirecek olursak, Orta Dünya evrenini ve her anlamda buradaki sayısız detayı tasarlayan Tolkien ve bunu muhteşem bir şekilde beyaz perdeye yansıtan Peter Jackson yönetimindeki başarılı oyuncu ve teknik ekip kadrosuna ne kadar teşekkür etsek az. Üzerinden 15 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen tahtı hala bile sallanamamış olan bu yapım (ki komik bir şekilde Warcraft filmlerinin LOTR’i tahtından indireceği söylenmişti ama sonuç ortada) sanıyorum ki her sinema severin ilk 5’inde yer verdiği bir başyapıttır.

Yorumlar