Ana sayfa Middle Earth Filmler Yüzüklerin Efendisi Replikleri (Kitap-Film)

Yüzüklerin Efendisi Replikleri (Kitap-Film)

PAYLAŞ

Sitemize Yüzüklerin Efendisi replikleri (kitap ve film) yüklendi, umarım aradığınız bütün replikleri bulabilirsiniz arkadaşlar.

Elrond: Ne kadar ilerlerseniz ayrılmanız da o kadar zor olur; ancak ne yemin ne de arzu ettiğinizden daha ileri gitmeye bağlanmış değilsiniz; çünkü henüz yüreklerinizin gücünü bilmiyorsunuz ve yolda her birinizin karşısına ne çıkacağını önceden göremezsiniz.
Gimli: Yol karardığında yolunu ayırana dost denmez.
Elrond: Belki, lakin gecenin çöktüğünü görmemiş olan karanlıkta yürümeye aht etmemeli.
Gimli: Yine de ağızdan çıkmış yemin titreyen yüreğe güç verebilir.
Elrond: Veya çökertebilir o yüreği.

“Altın olan herşey parlamaz,
Her gezgin yitirmemiştir yolunu,
Gücü olan yaşlı kolay solmaz,
Derindeki kök atlatır donu.
Küllerden bir ateş dirilecek,
Bir ışık fırlayacak gölgelerden,
Kırılan kılıç yenilenecek,
Şimdi taçsız olan kral olacak yeniden.”

Éowyn: Ben bir başkası tarafından sevilmeyi arzu etmiştim; fakat hiçbir erkeğin bana acımasını istemem.

Faramir: Kibar bir yüreğin armağanı olan acıma duygusuna kızmayın.

elessar

Aragorn:

– Her zaman umut vardır.

– Bütün dikkatleri üzerinize topluyorsunuz, Bay Tepedibi! Ben istediğim zaman gözlerden kaçabiliyorum, ama tamamen kaybolmak, ender bir yetenektir. (O vakitler Frodo’nun Yolgezer ismiyle tanıdığı Aragorn)

– Sırf ben olduğum için bana yakınlık duyabileceğinizi umuyordum. İzlenen insan bazen güvensizlikten yoruluyor ve dostluğu özlüyor.

– Yolgezer’e benzemeniz için Yaban’da birkaç günden, hatta birkaç haftadan, hatta yıldan fazla gezinmiş olmanız gerekir ve eğer göründüğünüzden sağlam değilseniz, zaten ömrünüz vefa etmez.

– Basit halk ancak huzursuzluk ve korkudan azadeyse basit olabilir ve onları bu şekilde koruyabilmek için de bizim gizli kalmamız gerekir.

– Ulular düştüğünde, başı daha küçüklerin çekmesi gerekir.

– Öyle işler vardır ki sonu karanlık bile olsa, bu işlere başlamak, yapmayı reddetmekten daha iyidir.

– İhtiyaç anında kıymetli bir şeyini atmayan kişi kendini bağlamış olur.

– Gerçek şüphe götürmez.

– Aceleyle yapılan darbe boşa gider.

– Övülmüyor diye yaptıklarınız yiğitçe olmayacak diyemeyiz.

– Ağaçlar en iyi atalarının topraklarında yetişip serpilir.

– Gondorlular, Rohanlılar, kardeşlerim! Gözlerinizin içinde kalbimde yeşermesine izin vermediğim korkuyu görüyorum. Gün gelir insanlar cesaretlerini yitirebilir, dostlarına sırt çevirebilir ve tüm kardeşlik bağlarını koparabilir. Ama bugün o gün değil. Düşmanın zaferi ve harap olmuş siperler bekler insan çağının çöküşünü. Ama o gün bugün değil. Bugün savaşacağız. Bu dünyadaki tüm sevdikleriniz adına sizlere kalmanızı emrediyorum Batının halkı!

Aragorn’un vedası:

İşte devşirdik ve devşirdiklerimizi harcadık. Artık hesap günüm geliyor. Gerçekten çok zor bir saat; ama yine de artık kimsenin yürümediği Elrond‘un bahçesindeki ak huş ağaçlarının altında karşılaştığımız gün yaratılmıştı. Bugün ve Cerin Amroth Tepesinde hem gölge hem de alacakaranlıktan vazgeçtiğimiz gün, bu hükmü kabul etmiştik.
Seni teselli etmek için konuşmuyorum; çünkü dünyanın döngüsü içinde böyle bir acı için teselli yoktur. Lakin hem Gölge’yi hem Yüzük’ü reddettikten sonra son sınavda yıkılmayalım. Hüzünle gitmeliyiz; ama yeisle değil. Bak! Sonsuza kadar Dünya’nın döngülerine bağlı değiliz ve ötesinde hatıradan fazlası var. Elveda!

Galadriel_Frodo

Galadriel:

– Kişilerin en ufağı bile geleceğin akışını değiştirebilir.

– Bu görev size verildi Shirelı Frodo! Siz başaramazsanız, kimse başaramaz.

– Dünya değişti. Bunu suda hissediyorum. Toprakta hissediyorum. Havada kokusunu alıyorum. Bir zamanlar var olan kayboldu. Hatırlayanların hiçbiri artık yaşamıyor.

– Belki de her birinizin gideceği yol şimdiden ayaklarınızın önüne serilmiştir de siz göremiyorsunuzdur.

– Şimdi dinlenin! Çünkü, hüzün ve zahmet sizi yormuş; bu gece huzurlu uyuyacaksınız

gandalf___digi_paint_by_lasse17-d5obyhb

Gandalf:

– Bilbo Baggins! Sakın beni bir sokak hokkabazıyla karıştırma. Ben seni soymaya çalışmıyorum. Yardım etmeye çalışıyorum.

– Şu hobbitler takdire şayan yaratıklar. Bir ay içerisinde onlardan öğrenebileceğin her şeyi öğrenebilirsin, ancak birkaç yüzyıl sonra bile hala seni şaşırtabilirler.

– Bir büyücü asla geç kalmaz, erken gelmediği gibi. O hep tam zamanında gelir.

– Yaşayan pek çok kişi ölümü hak eder. Ölülerden bazıları da yaşamı. Yaşamı onlara verebilir misin, Frodo? Ölüm hakkında karar vermekte aceleci olma. En bilgeler bile sonu göremez. Hislerim Gollum’un iyi ya da kötü yanının bu iş bitmeden bitmeyeceğini söylüyor. (Filmde)

– Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme; çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez. (Kitapta)

– Büyüklerin gözleri başka yerlerdeyken, küçük eller işleri başarmaya mecbur kalır.

– Sonuç ne olursa olsun, kişi mecbur kaldığı yolda yürümelidir.

– En mahir örümcek bile zayıf bir ip bırakır. Bu ipi kesmeye tenezzül dahi etmeyen bir el için ise korkak denilebilir. Yine de hain kendi ipine takılabilir ve rezilliğin ağına dolanmış halde inine sinebilir.

– Beterin beteri iyi bir söz değil ve umarım bunun ne olduğunu hiç görmezsin.

– Saldırısını savuşturamadıktan sonra, düşmanın kim olduğu fark etmez.

– Başlatma lafı kimseye mal edilemeyecek kadar büyük bir iddia ve her kahraman büyük eylemlerde sadece küçük bir rol oynar.

– Hiçbirimiz açıkça ileriyi görüyor değiliz. Doğru, bu hobbitler tehlikeyi anlayabilseler gitmeye korkarlardı; ama yine de gitmediklerine, cesaret gösteremediklerine yanar, utanıp mutsuz olurlardı. Elrond, sanırım bu konuda derin bir irfan aramaktansa onların dostluklarına güvenmek daha yerinde olacak. (Gandalf, Merry ve Pippin’in Kardeşlik’e katılmaları için Elrond’u ikna etmeye çalışırken söylüyor.)

– Konuşmak için o an mevcut olan en akıllı kişi seçilir; gençlere yapılması gereken uzun açıklamalar yorucudur.

– İlk darbeyi indiren eğer yeterince ağır bir darbe indirebilirse, bir daha vurmak zorunda kalmayabilir.

– Yine de arkadan vuran bir silah, kullanan el için de her zaman tehlikelidir.

– 300 insan ömrü arzın üstünde yürüdüm.

– Çarpık gözlere gerçeğin yüzü ekşi gelebilir.

– Bir adam iki yolla kötü haber getirir. Ya kötülük yapan biridir ya da iyi zamanda insanları yalnız bırakır ama kara günde yardım getirmek için gelir sadece.

– Ben umut dolu sözler söyledim; ama sadece umut dolu. Umut zafer demek değildir.

– Bir adam aynı anda hem sizi sevip hem de Solucandil’i ve öğütlerini sevmeyebilir. (Gandalf, Théoden’e söylüyor.)

– Umutsuzluk içinde olanlara öğüdüm yok.

– En iyi öğretmen yanan eldir. Ondan sonra ateşe karşı verilen öğüt gönüle kadar iner.

– Hainler asla kimseye güvenmezler.

– Aynı anda hem zorba, hem de öğütler veren biri olamazsınız. Yapılan planlar olgunlaştığında artık gizli tutulamazlar

– Bacadan kaçmış olan konuk bir kez daha kapıdan girmeden önce iki kere düşünür.

– Kendime ait olmayan hiçbir şey riske atmak istemem.

– Artık kapınıza dayanan fırtınaya karşı en iyi savunmanız cesaretiniz olacaktır.

– Hain kendisine de ihanet edip, niyeti olmadığı halde iyilik yapabilir.

– Cömertçe bir eylem soğuk bir nasihatle denetlenmeye kalkışılmamalıdır.

– Düşmanın işi, böyle işlere bayılır. Dostu dosta düşürmek, gönüllerdeki kargaşa yüzünden bölünen sadakat.

– Dünyanın bütün gelgitlerine hâkim olmak bizim elimizde değil. Bizim rolümüz, bizim rolümüz içine bırakılmış olduğumuz yılları sıkıntıdan kurtarmak için elimizden geleni yapmak, bizden sonra yaşayanlar için temiz bir toprak bulabilsinler diye bildiğimiz tarlalardaki kötülüğü kökünden söküp atmak; ama onların ne bulacakları bizim hükmümüze bağlı değil.

– Çoğunluk oturmadan önce sofrada önlerine neyin konulacağını bilmek ister, ziyafeti hazırlamak için uğraşanlarsa bunu bir sır gibi saklamak dileğindedirler; çünkü merak, yapılacak övgülerin daha yüksek sesle yapılmasını sağlar.

– Evet, işte sevgili dostlar sonunda burada, denizin kıyılarında Orta Dünya’daki yol arkadaşlığımız bitiyor. Barışla gidesiniz. Size ağlamayın demeyeceğim; çünkü her gözyaşı şerden akmaz.

Snowmane_and_King_Theoden

Théoden:

– Babalar oğullarını gömmemeli. (Filmde)

– Gençler ölüyor, yaşlılarsa oyalanıyor. Hiçbir ebeveyn yavrusunu gömmek zorunda kalmamalı. (Kitapta)

-Uyanın, uyanın Théoden‘in süvarileri! Mızraklar savrulacak, kalkan parçalanacak; savaş günü, kan günü,güneş doğmadan.. (Filmde)

Kalkın, kalkın Théoden‘in Süvarileri!
Uğursuzluk kapımızda, doğuda karanlık.
Eyerleyin atları, çalın boruları!
İleri Eorloğulları! (Kitapta)

– Sadık bir yüreğin asi bir dili olabilir.

– Çok fazla ölüm… İnsan bu dindirilemez nefret karşısında ne yapsın!?

– Peki atla binicisi nerede? Öten o boru nerde? Dağlardan yağmur gibi geçtiler, çayırlardan yel gibi estiler, günler batıdan battı bile, tepelerin ardından; gölgeler içine, nasıl bu hale geldik?

– Düşmüş kahramanlar, uyanın! Şimdi gazap zamanıdır, şimdi tahrip ve kızıl şafak zamanıdır!

– Dünya değişiyor ve bir zamanlar güçlü görünenlerin artık güvenilmez olduğu çıkıyor ortaya.

– Yine de üzülmeliyim; çünkü cengin kaderi ne olursa olsun, bittiği zaman güzel ve ince duygulu olan birçok şey Orta Dünya’dan sonsuza kadar silinip gitmeyecek mi?

– Genellikle kötü niyet, kötü şeyleri bozar.

– Yürekli kişilere dizgin vurulmaz.

– Sabah verilen öğütler en iyisidir, gece birçok düşünceyi değiştirir.

rider_elrond_by_mellorianj-d7g7vqh

Elrond:

– Olmak için doğduğun kişi ol Aragorn.

– İlk başta hiçbir şey kötü değildir.

– Yüzük bu şekilde bizim tarafımızdan yok edilemez Gloinin oğlu Gimli. Yüzük Hüküm Dağı ateşinde dövüldü, sadece orada yok edilebilir; o yüzüğü Mordor’un derinliklerine götürüp geldiği yere ateş kuyusuna atmalı. Biriniz bunu yapmalı.

– Yüzük’ün yoldaşları da Dokuz olacak; kötü Dokuz Süvari’ye karşı Dokuz Piyade koyuyoruz.

– Gecenin çöktüğünü görmemiş olan karanlıkta yürümeye aht etmemeli.

– Dünyanın nihayetinden önce tüm haşmetiyle ayakta duran insan krallarının o muhteşem sureti sonunda ölecek. Lakin sen kızım aynı kışın çöken yıldızsız geceler gibi karanlık ve kuşku içinde kalacaksın.

Frodo:

– Hiçbir şey hatırlamıyorum Sam! Ne suyun sesini, ne rüzgarın hissini; ben çırılçıplağım..

– Mazide kalmış izler nasıl bulunur yeniden, nasıl devam edersiniz artık yüreğinizde geri dönüşü olmadığını anlamaya başlayınca. Zamanın merhem olamayacağı yaralar vardır. Hele bazısı çok derindir; ve izi kalır.

-Elimden gelirse Shire’ı kurtarmak isterim -gerçi zaman zaman Shire sakinlerinin kelimelerle anlatılamayacak kadar ahmak ve sıkıcı olduğunu, burayı ancak bir depremin veya ejderha istilasının paklayacağını düşünmedim değil; ama artık öyle düşünmüyorum. Artık Shire arkamda güvencede ve rahat kaldığı sürece, oradan oraya dolaşmayı daha katlanılabilir bulacağım gibi geliyor bana. Benim ayaklarım bir daha oraya basmasa bile, bir yerlerde ayak basacak sağlam bir toprak olduğunu bileceğim.

– Aceleyle bir şey söylemektense, güvenilmeyi hak eden birine güvenmemeyi yeğlemek lazımdı.

– Hizmetkarın, yaptığı hizmet karşılığında efendisi üzerinde hakkı vardır, bu hizmet korkudan da olsa.

– Aslında geriye dönüş diye bir şey yok. Shire’a varsam bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacak; çünkü ben aynı olmayacağım.

– Öcü, öç ile karşılamak faydasızdır. Hiçbir şeye iyi gelmez.

– Bu hep böyle olmalı Sam, işler tehlikeli olunca birileri vazgeçmeli, kaybetmeli ki diğerleri kazanabilsin.

Legolas:

– Yıldızlar örtülü, doğuda kıpırdayan bir şey var,uyumayan bir kötülük.

– Umut doğar genellikle, her şey umutsuzlaştığında.

– Harikaları aceleye getirerek berbat etme.

– Hayır zaman hiç durmaz; lakin her şeydeki ve her yerdeki değişim ve gelişim bir değildir.. Yine de güneş altındaki her şey nihayetinde bir sona doğru yıpranır.

– Yine de bütün umudunuzu yitirmeyin. Yarının ne getireceği bilinmez. Güneşin doğuşu genelde bir şeyler nasihat eder.

Gimli:

– Ölüm riski yüksek, başarı şansı çok zayıf,neden bekliyoruz ki?

– Duyulmamış bir şey. Elf yeraltına girecek de, Cüce buna cesaret edemeyecek ha?! Görmek nasip olmasın.

Boromir

Boromir:

– Mertlik önce kuvvet sonra da silah ister.

– Korkunun bizi yönetmesine izin vermek, sahip olduğumuz tüm umudu yok etmek demektir.

– Gondor’da Kral yok, Kral’a ihtiyaç da yok.

– Halkımın akan kanları sayesinde hepiniz burada rahatsınız, bize hasmımızın silahını verin ona karşı kullanalım!

Faramir:

– Yalanla bir orku bile tuzağa düşürmeye çalışmam.

– Ölüm haberinin birçok kanadı vardır. Gece genellikle yakın akrabalara getirir haberi, derler.

– Fakat artık korkma! Ben bu şeyi almak istemem, şurada yol kenarında olsa bile almam. Minas Tirith’te taş üstünde taş kalmayacak olsa ve şehri kendi iyiliği ve benim şerefim için, sadece ben, ancak Karanlıklar Efendisi‘nin silahını kullanarak kurtarabilecek olsam bile almam. Hayır böyle zaferler istemiyorum. Birçok kölesi olan bir hanım gibi değil, hayır, hatta gönüllü köleler arasındaki iyi kalpli bir hanım olmasını bile istemem. Savaş olmalı; her şeyi yok etmeye çalışan bir yıkıcıya karşı canlarımızı korumalıyız; fakat ben kılıcı keskin diye, oku seri diye, savaşçıyı şanı ve şerefi var diye sevmem. Ben sadece onların savundukları şeyi severim: Numenor insanlarının şehrini. Onun da hatırasının kadimliği için, güzelliği için ve mevcut hikmeti için sevilmesini isterim. İnsan, yaşlı ve bilge bir insanın asaletinden ne kader korkarsa, o kadar korkmalı ondan, daha fazla değil.

– Aklı seninkinden fazla olan beyinin önünde konuşmaya kalkma.

– Krallar kendilerine yaşayanların evlerinden çok daha mükemmel mezarlar yaptılar ve şecerelerinde tekrarladıkları eski isimleri oğullarının isimlerinden daha çok sevdiler. Çocuksuz hükümdarlar yaşlanıp saraylarında hanedanlarının armalarını düşünerek oturdular; gizli odalarında buruşuk yüzlü adamlar kuvvetli iksirler yaptılar ya da soğuk, yüksek kulelerde yıldızlara sorular soruldu ve Anarion sülalesinin son üyesinin hiç varisi olmadı.

-Başka birine sözünde durmamasını söylemek, insanın kendisinin sözünde durmamasından daha kolay, hele insan arkadaşının akılsızca kendi kendine zarar verdiğini görüyorsa.

-Takdire layık birinin takdiri her şeyden önemlidir.

-Biz de artık savaşı ve yiğitliği seviyoruz; bunlar güzel şeylermiş gibi, hem bir oyun hemde bir amaç olarak; bir savaşçının sadece silahlar ve adam öldürme konusunda hüneri olmasının yeterli olmadığına, daha çok bilgisi ve becerisi olması gerektiğine olan inancımızı hala muhafaza etsek de, yine de bir savaşçıya, başka bir zanaate sahip olan birinden daha çok saygı gösteriyoruz.

Bilbo Baggins:

– İçinizden en az yarısını arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum ve yarınızdan azını hak ettiğinizin ancak yarısı kadar sevebiliyorum.

– Kapıdan çıkmak tehlikeli iştir Frodo. Yola adımını atarsın ve eğer ayağını sağlam tutmazsan nereye sürükleneceğin belli olmaz.

Denethor:

– Sevgi sadakatle cesaret itibarla ihanet intikamla ödüllendirilir.

– Bir kez daha görünüşün insanı kandırabileceği gösterildi bize.

– Gerektiğinde yardım ve öğüdü hor gören gurur, aptallıktır.

– Tehlikeli saatlerde kibarlık ölümle ödenebilir.

– Düşman ile savaşan herkes bir olsun ve hâlâ vakit varken umutlarını korusun; umutları tükenince de hür ölebilmek için yiğitliklerini korusunlar.

Éomer:

– İşte o an geldi Rohan’ın süvarileri. Yeminler etmiştiniz, şimdi yemininizi tutma zamanı. Krala ve ülkeye!

– Sıkışanın gecikmeye tahammülü yoktur; ama hiç yoktansa geç olması yeğdir.

– Umut insanları genelde kandırır.

Eowyn_frown (1)

Éowyn:

– Yurdum hatunları hanidir kılıç kuşanır, kılıçsız olanlar da kılıçla ölebilir. Ne ölüm ne acı ürkütür beni! – (Film)

– Bu ülkenin kadınları, uzun zaman önce öğrendi, kılıçsız olanlar da, kılıçla ölebiliyor. Ne ölümden, ne de acıdan korkarım. (Kitap)

– Cengin olması için tek bir düşman yeterlidir ve kılıcı olmayanlar da kılıçla ölebilir.

– İradenin istediği yerde yol açılır.

Ağaçsakal:

– Zehirli dişi olmadıktan sonra yılan istediği yere gidebilir.

– Arifler hep istikbal için dertlenirler.

– ‘Dur’ diye bağırmak bunu yapmaktan daha kolaydır.

saruman

Saruman:

– Yeni bir güç doğuyor. Zaferimiz yakındır. Miğfer dibine yürüyün. Canlı bırakmayın. Savaşaa! İnsanlar şafağı görmeyecek!

– Eski Dünya, Sanayi ateşlerinde yanacak. Ormanlar ölecek. Yeni bir düzen doğacak. Savaş mekanizmasını biz yöneteceğiz, kılıç ve mızrakla…

– Bir kötülük bir başkasını hak edermiş.

– Kimde Mordor ve Isengard ordularına karşı koyacak güç var! Sauron‘la Saruman‘a, İki Kule’nin birleşmesinin kudretine kim dayanır! Sauron Efendimiz! Orta Dünya’yı birlikte yöneteceğiz.

-Moria.. Madenlere girmeye korkuyorsun değil mi? Cüceler büyük bir tamahkârlıkla kazdılar derinleri. Khazad-dûm’da neyi uyandırdıklarını biliyorsun; Gölge ile alevi..

Haldir:

– Bir vakit Elflerle insanlar arasında ittifak vardı. Yıllar önce omuz omuza ölmüştük. Şimdi sadakatimizi sunmaya geldik.

– Gerçekten de Karanlıklar Efendisi‘nin gücü en iyi ispatı hala ona karşı koymakta olanların arasını açan şu yabancılaşmadır.

– Dünya gerçekten de tehlikelerle dolu ve içinde bir sürü karanlık yer var; lakin nice güzellikte hala ayakta ve artık bütün topraklarda içine keder karışmış olsa da, belki de daha bile çok serpiliyor sevgi.

KARIŞIK REPLİKLER:

Arwen: Tek başıma uzun çağlar boyunca yaşamaktansa, seninle tek bir hayat yaşamayı istiyorum. Ölümlü hayatı seçiyorum Aragorn.

Celeborn: Irak yıllardan bugüne kadar gelen bilgileri de küçümsemeyiniz; çünkü bir zamanlar ariflerin bilmesi gelen şeylerin yaşlı ebelerin hatırasında yaşayıp geldiği görülmemiş şey değildir.

Dol Amroth Prensi Imrahil: Akl-ı selime de biraz hak tanınmalı, ister iyi, ister kötü her türlü ihtimale karşı hazırlanmamız icap eder. Bakarsınız zaferi biz kazanırız ve bu konuda hâlâ bir ümit varken Gondor korunmalı.

Beregond: Masada küçük adamlar büyük işler başarır.

”Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatûl, ash nazg thrakatulûk, agh burzum ishi krimpatul.” — ”Hepsine hükmedecek tek bir yüzük, hepsini o bulacak ve hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak.”

Gildor Inglorion: Ariflerin işine burnunu sokma; çünkü hem mahirdirler hem de çabuk sinirlenirler.

Pippin: Büyüdüğünde kimsenin göründüğü gibi olmadığını göreceksin.

Merry: Sanırım, ilk başta en iyisi kişinin sevmesi uygun olan birini sevmesi: Bir yerlerden başlayıp bazı köklerin olması gerek.

Ghân-buri-Ghân: Her yer karanlık; ama her yer gece değil daha.

Şifacıbaşı: Artık bu yaralar yetmeli. Dünya savaşlar olmadan da yeterince acılara ve talihsizliklere sahip.

Gollum: Gölgeler kadar yumuşak ve hızlı olmalıyız.

Samwise Gamgee: En bitmek bilmeyen iş, daha başlamadığın iştir.

Çiftçi Tırtıl: Sonu iyi oldu mu her şey iyi demektir.

Babalık: Hep demişimdir ya, kem esen yelin kimseye bir faydası yok ve sonu fena değilse, iyi sayılır her şey.

-Kaçan adam düşmanı çift görürmüş.

sa

Legolas ve Gimli arasındaki diyalog:

Gimli: İnsanların başladığı tüm işler böyledir: Ya baharda don olur ya da yazın samyeli eser ve onlarda sözlerinde durmazlar.

Legolas: Yine de tohumları pek yabana gitmez ve hiç umulmadık bir zamanda ve zeminde yeşermek için tozun, küfün içinde gizlenirler. İnsanların yaptıkları bizden daha çok yaşayacak Gimli.

Gimli: Yine de sonunda keşkelerden başka bir şey olmayacak.

Aragorn ve Éomer:

Éomer: Efsanelerde mi yoksa gün ışığında yeşil toprak üzerinde miyiz?

Aragorn: Bir insan her ikisinde de olabilir; çünkü bizler değil bizden sonra gelecek olanlar yaratacaklar zamanımızın efsanelerini.

Aragorn ve Théoden:

Aragorn: Onlar Rohan’ın ekinlerini ya da köylerini yok etmeye gelmiyorlar. Onlar Rohan halkını yok etmeye geliyorlar. Son çocuğa kadar.

Theoden: Ne yapmamı bekliyorsun? Adamlarıma bak, cesaretleri pamuk ipliğine bağlı. Eğer bu bizim sonumuzsa onu hatırlanacak bir son yapmak için her şeyi yapacağım!

Saruman ve Gandalf:

Saruman: Ak! Başlangıçtır o. Beyaz kumaş boyanabilir. Beyaz sayfaya yazı yazılabilir. Beyaz ışık kırılabilir.

Gandalf: Ve böylece ak olmaktan çıkar. Mahiyetini anlamak için bir şeyi kıran kişi de ariflik yolundan çıkmış demektir.

Yorumlar