Ana sayfa Diğer Fantazya Mitoloji Zeus’un Baş Belası: Typhon!

Zeus’un Baş Belası: Typhon!

PAYLAŞ

Typhon: En Büyük Dev! Zeus’u hepimiz bir noktaya kadar biliyoruz: Ailesini, kardeşlerini veya yaşadığı olayları… Peki neredeyse iktidarını elinden alabilecek, kendisine bela olmuş Typhon’u ne kadar biliyoruz? Yeryüzüne gelmiş en büyük devin hikâyesini öğrenelim!

Typhon

Tanrılar Savaşı bitmiş, Devler yenilmiş, Olymposlular savaşı kazanmıştır. Dünyaya sağlam ve adil bir düzen hakimdir ancak bu kısa sürecektir. Devlerin öldürülmesine öfkelenen Gaia onların intikamını almak için Tartaros’la yaşadığı beraberlikten, o güne kadar yeryüzüne gelmiş en büyük dev, Typhon doğmuştur. Bacakları ve kolları yılan olan bu yaratık, kollarını açtığı vakit muazzam bir alanı kapsıyordu. Devasa kanatlarından dolayı güneş bile yeryüzüne ulaşmakta zorluk çekiyordu. Gözlerinden ateş çıkarabiliyor, ağzından ateşli kayalar fırlatabiliyordu.

Typhon

Bu devasa yaratık Olympos’a doğru yaklaşınca, tanrılar birer hayvan kılığına girip Mısır’a kaçtılar. Zeus, bir koça; Apollon, bir ineğe; Dionysos, bir keçiye; Hera, beyaz bir ineğe; Artemis, bir kediye; Aphrodite, bir balığa; Ares, bir yabandomuzuna; Hermes de bir kargaya dönüşerek kendilerini Typhon’dan saklamaya çalıştılar. Ancak saklanmak çözüm değildir. Tanrılar Savaşı’ndan sonra iktidarını sağlamlaştıran Zeus’un, Typhon ile karşı karşıya gelmemesi söz konusu değildir. İktidarını sarsacak bir durum söz konusu olduğu zaman, bu durum çok zor aşılacak bir engel olduğu hâlde bile savaşmak gereklidir.

Typhon

Zeus savaşmaya karar vermiştir. Typhon ile arasından muazzam bir savaş başlar. Yer ve gök inler, dağlar delinir. Typhon’un gözünden fışkıran alevlere sadece Zeus’un şimşeği üstün gelebilir ve Zeus kazanmıştır. Zeus iktidarını sağlamlaştırmıştır. Artık onun karşına gelebilecek ve iktidarını alabilecek bir başka varlık yoktur. Typhon, çıkıp geldiği Tartaros’a geri yollanmıştır.

Tabii ki bu anlattığım söylencelerden sadece bir tanesi. Her söylencede Zeus savaşı kazanan taraf olmuştur ancak kazanma şekilleri farklıdır. Bir söylencede, Zeus’un Typhon’u alt ettikten sonra tutsak aldığı ve onu kontrol ederken uyuya kaldığı ve az kalsın Typhon’un, Zeus’un şimşeğini tam çalacakken Zeus’un uyanması ve son anda şimşeği ele geçirip Typhon’u felç etmesi anlatılır. Bir diğer söylencede ise Zeus şimşeği ile saldırdıktan sonra Typhon’a pek bir etki etmez. Bunun üzerine zamanında Uranos’un hayalarını kestiği “Harpe”yi alıp saldırır ancak Typhon kolları ile Zeus’u sarar ve onu Kilikya’da bulunan mağaraya hapseder ve Zeus’un sinirleri ile yıldırımını saklar. Bunun üzerine Hermes ve Aigipan gelir ve Typhon fark etmeden Zeus’un sinirlerini çalarlar. Zeus bir hareketle sinirlerini geri takar ve şimşeği alıp savaşmaya başladığı Typhon’u alt eder.

Ben her zaman diğer söylenceleri daha çok sevmişimdir. İlk söylencede anlatılan savaşa baktığımız vakit Zeus’un iktidarının pek bir tehlikede olduğunu söyleyemiyoruz. Ancak diğer söylencelerde – ki ben size sadece üç tane söylenceden bahsettim – Zeus’un şimşeğinin gücü değil, şimşeği kaybettikten sonra ve sinirleri kendisinden alındıktan sonra belli bir süre iktidarı kaybettiği ve sonrasında aklını kullanarak Typhon’u alt ettiği söylenceler Zeus’un sadece şimşeğinin gücüyle var olmadığını aynı zamanda aklını da kullandığı bir tanrı olduğunu göstermiştir.

Sağlıcakla kalın.

Diğer yazılarımızı okumak için

Bize katılın

Yorumlar